
Psikiyatrik ilaç kullanan pek çok kadın, çocuk sahibi olmayı düşünmeye başladığı anda aynı soruyla karşılaşır. Gebelik planı ve ilaç kullanımı bir araya geldiğinde akla gelen ilk soru şudur: “İlacımı bırakmam gerekir mi?” Bu sorunun tek ve herkese uyan bir cevabı yoktur. Bir yanda ilacın bebeğe olası etkileri, öbür yanda tedavi edilmeyen hastalığın hem anneye hem bebeğe getirdiği riskler durur. Bu yazıda gebelik planı aşamasında ilaç kullanımına dair bu iki tarafın nasıl tartıldığını anlatıyorum. Kararın neden önceden ve birlikte verilmesi gerektiğini de açıklıyorum.
İlaçlar hakkında neden gebelikten önce konuşmak gerekir?
Bebeğin organları gebeliğin ilk haftalarında, çoğu kadın henüz hamile olduğunu bilmeden gelişmeye başlar. Bu nedenle ilaç kullanımıyla ilgili kararları gebelik planı aşamasında konuşmak çok daha güvenlidir. Bu konuşmayı gebelik testi pozitif çıktıktan sonraya bırakmayın. NICE, İngiltere’nin ulusal sağlık rehberi kurumudur. Kurumun önerisine göre ruhsal sorunu olan ve çocuk sahibi olabilecek yaştaki her kadınla gebelik planlarını konuşmak gerekir. Doğum kontrolü de bu görüşmenin bir parçasıdır. Bu görüşmede gebeliğin hastalığın seyrini nasıl etkileyebileceğini birlikte ele alırız. Ayrıca hastalığın ve tedavinin anneyi, bebeği ve ebeveynliği nasıl etkileyebileceğini de konuşuruz.
Gebelik planı ve ilaç kullanımı konusunda önceden hazırlık yapmak zaman kazandırır. Böylece gerekirse ilaç değişikliğini acele etmeden, kişi iyiyken ve yakından izleyerek yaparız.
İlacı bırakmak her zaman daha güvenli midir?
Hayır. En sık karşılaştığım yanlış inanç, “ilaçsız gebeliğin” kendiliğinden daha güvenli olduğudur. Oysa hastalığın kendisi de bir risktir. Mayo Clinic’e göre tedavi edilmeyen depresyon gebelik takibinin aksamasına ve beslenmenin bozulmasına yol açabiliyor. Üstelik erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırabiliyor, doğum sonrası depresyona da yol açabiliyor. Doğum sonrası depresyonun belirtilerini ve tedavisini ayrı bir yazıda anlattım.
Araştırmalar da bu riski somut olarak gösterir. Bir çalışma, daha önce ağır depresyon geçirmiş gebe kadınları izlemiştir. Antidepresanını bırakanların yaklaşık üçte ikisinde gebelik sırasında depresyon yinelemiştir. Sürdürenlerde ise bu oran yaklaşık dörtte birde kalmıştır. Bipolar bozuklukta tablo daha da belirgindir. Duygudurum düzenleyici tedavisini bırakan kadınların büyük çoğunluğunda gebelik içinde yeni bir hastalık dönemi ortaya çıkmıştır. Bu oran tedaviyi sürdürenlerde belirgin olarak daha düşük kalmıştır.
Gebelikte ilaç kullanımının bebeğe etkileri hakkında ne biliyoruz?
Psikiyatrik ilaçların gebelikteki etkileri ilaçtan ilaca büyük farklılık gösterir. Bazı ilaç gruplarıyla ilgili oldukça geniş ve görece güven veren veriler vardır. Bazı ilaçların ise gebelikte belirgin riskler taşıdığını biliyoruz. Bu ilaçların, çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlarda kullanılması önerilmez. NICE de birkaç duygudurum düzenleyici ilaç için bu nedenle özel uyarılar yapar.
Gebeliğin son döneminde kullanılan bazı ilaçlar bebekte geçici uyum belirtilerine yol açabiliyor. Bu belirtiler doğumdan sonraki ilk günlerde huzursuzluk, beslenme güçlüğü ya da hafif solunum sıkıntısı şeklinde olabiliyor. Mayo Clinic bu belirtilerin genellikle kısa sürdüğünü belirtir. Doğum ekibinin ilaç kullanımından haberdar olması, bebeğin bu açıdan izlenmesini kolaylaştırır.
Kısacası gebelik planı ve ilaç kullanımı konusunda asıl soru “ilaç güvenli mi, değil mi?” değil, “bu kişi için, bu hastalıkla, bu ilaçla risk ve yarar dengesi nasıl?” sorusudur.
Gebelik planında ilaç kullanımına nasıl karar veririz?
Karar, hekimin tek başına vereceği bir hüküm değildir. NICE burada iki noktanın altını çizer. Hekim, gebelikte ilaç kullanımına ilişkin kanıtların bazı noktalarda belirsiz olduğunu açıkça söylemelidir. Ayrıca kararda kadın merkezi bir rol üstlenmelidir. Görüşmede genellikle şu sorular birlikte ele alınır:
- Hastalık daha önce kaç kez ve ne ağırlıkta tekrarladı? İlaç bırakıldığında ne oldu?
- Şu anki ilacın gebelikteki güvenlik verileri ne kadar güçlü?
- Daha uygun bir seçeneğe geçmek gerekiyorsa, bu değişiklik gebelikten önce yapılabiliyor mu?
- Mümkünse tek ilaçla ve en düşük etkili miktarla sürdürmek mümkün mü?
- Psikoterapi, ilaca destek ya da bazı durumlarda alternatif olabiliyor mu?
Örneğin tablo hafifse ve uzun süredir iyi seyrediyorsa, ilaçsız bir gebelik planlamak mümkündür. Bu, hekim gözetiminde kademeli azaltma ve psikoterapi desteğiyle olur. Öte yandan tekrarlayan ağır depresyon ya da bipolar bozuklukta durum farklıdır. Bu tablolarda tedaviyi uygun bir ilaçla sürdürmek çoğu zaman daha güvenli bir yoldur.
Gebelik planlarken psikoterapinin yeri nedir?
Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi gibi yöntemler gebelik öncesinde ve sırasında etkili seçeneklerdir. Bu etkinlik özellikle hafif ve orta düzey depresyon ile kaygı bozukluklarında geçerlidir. Ayrıca ilacı sürdüren kadınlarda terapi nüks riskini azaltmaya yardımcı olur. Bunun yanında gebeliğin getirdiği kaygılarla baş etmeyi kolaylaştırır. Uyku düzeni, düzenli hareket ve sosyal destek de bu dönemde koruyucu etkenlerdir. Depresyonun yalnızca bir mutsuzluk hali olmadığını anlatan “Depresyon Sadece Mutsuzluk Değildir” yazımız bu konuda yol gösterici olabiliyor.
Gebelik planlanmadan gerçekleştiyse ne yapmalı?
Gebeliklerin önemli bir kısmı plansız gerçekleşir. Böyle bir durumda en önemli kural şudur: İlacınızı kendi kendinize birden bırakmayın. Ani bırakma hem kesilme belirtilerine hem de hastalığın hızla yinelemesine yol açabiliyor. Bu da gebeliğin en hassas haftalarında anneyi ve bebeği daha fazla riske sokar. Kadın doğum hekiminize ve psikiyatristinize kısa süre içinde ulaşın. Kararı birlikte ve hızla gözden geçirmek mümkündür. Aynı şekilde, gebelik sırasında yeni bir ilaca da kendi kendinize başlamayın.
Gebelik planı ve ilaç kullanımı için ne zaman destek almalısınız?
Psikiyatrik ilaç kullanıyorsanız ve önümüzdeki bir iki yıl içinde çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız erken davranın. Gebelikten önce bir psikiyatri görüşmesi planlamanız yerinde olur. Ayrıca şu durumlarda beklemeden başvurun:
- Gebe olduğunuzu öğrendiniz ve psikiyatrik ilaç kullanıyorsunuz
- İlacınızı bıraktınız ve uykusuzluk, isteksizlik, aşırı kaygı ya da aşırı enerji gibi belirtiler geri dönüyor
- Daha önce bipolar bozukluk, doğum sonrası depresyon ya da doğum sonrası psikoz geçirdiniz
- Kadın doğum hekiminiz ve psikiyatristiniz arasında ortak bir plan yok
Fethiye ve Muğla çevresinde bu görüşmeleri ortak bir plan çerçevesinde yürütüyoruz. Bu plan gebeliğin her aşamasını kapsar; gerektiğinde kadın doğum hekiminizle de iletişim kurarız. Kendinize ya da bebeğinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız vakit kaybetmeden 112’yi arayın. Ayrıca gerçeklikten kopma hissi ya da sesler duyma gibi belirtiler fark ettiğinizde de 112’yi arayın.
Sık Sorulan Sorular
Hamile kalmak istiyorum, antidepresanımı bırakmam gerekir mi?
Her durumda gerekmez. Karar; depresyonun geçmişteki ağırlığına, tekrarlama riskine ve kullanılan ilacın gebelikteki güvenlik verilerine bağlıdır. Bu kararı gebelikten önce psikiyatristinizle birlikte vermeniz en güvenli yoldur.
Tedavi edilmeyen depresyon bebeği etkiler mi?
Evet, etkileyebiliyor. Tedavi edilmeyen depresyon gebelik takibini aksatabilir. Üstelik erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırabilir, doğum sonrası depresyona da yol açabilir. Bu nedenle ilacın risklerini, hastalığın riskleriyle birlikte değerlendiririz.
Plansız hamile kaldım, ilacımı hemen bırakmalı mıyım?
Hayır, ilacınızı kendi kendinize birden bırakmayın. Ani bırakma kesilme belirtilerine ve hastalığın yinelemesine yol açabilir. Kısa süre içinde psikiyatristinize ve kadın doğum hekiminize ulaşarak planı birlikte gözden geçirin.
Bipolar bozukluğu olan bir kadın için gebelik mümkün mü?
Evet, bipolar bozukluğu olan pek çok kadın sağlıklı bir gebelik geçirir. Bunun anahtarı, iyi planlanmış ve yakından izlenen bir süreçtir. Tedaviyi bırakmak gebelikte yeni bir hastalık dönemi riskini belirgin biçimde artırır. Bu yüzden gebelik öncesinde ilaç kullanımı için bir plan yapmak özellikle önemlidir.
Psikoterapi ilacın yerini tutabilir mi?
Hafif ve orta düzey depresyon ile kaygı bozukluklarında psikoterapi tek başına etkili bir seçenek olabilir. Ağır ya da sık tekrarlayan tablolarda ise çoğunlukla ilaçla birlikte yer alır. Hangisinin uygun olduğuna kişisel bir değerlendirmeyle birlikte karar veririz.
Sonuç
Gebelik planı ve ilaç kullanımı konusunda doğru karar, “ilaç mı, bebek mi?” ikilemi değildir. Asıl amaç, anne ve bebek için toplam riski en aza indiren yolu bulmaktır. Bu yolu gebelikten önce yapılan açık bir konuşmayla çizeriz. Kadın doğum hekimi ile psikiyatrist arasındaki iyi bir iş birliği de bu yolun parçasıdır. Anne adayının kendi tercihleri ise her zaman merkezde kalır.
Sağlıklı günler dilerim.
Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri
Kaynakça
- National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Antenatal and postnatal mental health: clinical management and service guidance (CG192). Son güncelleme 2020–2021. https://www.nice.org.uk/guidance/cg192
- Mayo Clinic. Antidepressants: Safe during pregnancy? https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/pregnancy-week-by-week/in-depth/antidepressants/art-20046420
- Cohen LS, Altshuler LL, Harlow BL, ve ark. Relapse of major depression during pregnancy in women who maintain or discontinue antidepressant treatment. JAMA. 2006;295(5):499–507. https://doi.org/10.1001/jama.295.5.499
- Viguera AC, Whitfield T, Baldessarini RJ, ve ark. Risk of recurrence in women with bipolar disorder during pregnancy: prospective study of mood stabilizer discontinuation. Am J Psychiatry. 2007;164(12):1817–1824. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.2007.06101639
- Howard LM, Khalifeh H. Perinatal mental health: a review of progress and challenges. World Psychiatry. 2020;19(3):313–327. https://doi.org/10.1002/wps.20769
