Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Yapay Zekâyla Dertleşmek Terapinin Yerini Tutar mı?

Yapay zekâyla dertleşmeyi simgeleyen gece masada duran telefon ve arka planda boş terapi koltuğu

Gece yarısı, herkes uyurken içinizdeki sıkıntıyı telefona yazıyorsunuz ve karşı taraf hemen, sabırla, yargılamadan cevap veriyor. Bugün pek çok insan için bu “karşı taraf” bir yapay zekâ sohbet programı. Bu yazıda yapay zekâyla dertleşmenin neye iyi gelebileceğini, nerede yetersiz kaldığını ve terapinin yerini neden tutamadığını bilimsel verilere dayanarak ele alıyorum.

İnsanlar neden yapay zekâyla dertleşiyor?

Cevap aslında anlaşılır. Yapay zekâ her saatte ulaşılabilir, randevu gerektirmez, yorulmaz, sıkılmaz ve sizi yargılamaz. Utandığınız bir düşünceyi bir insana söylemek zorken, bir ekrana yazmak daha kolay gelir. Bazı insanlar için bu, duygularını ilk kez kelimelere dökmek anlamına bile gelir.

Amerikan Psikoloji Derneği (APA), 2025 sonunda yayımladığı sağlık uyarısında, duygusal destek arayışının insanları bu araçlara yönelten nedenlerden biri hâline geldiğine dikkat çekti. Aynı uyarı önemli bir ayrımı da hatırlatıyor: Günlük hayatta kullandığımız genel amaçlı sohbet programları ruh sağlığı hizmeti vermek için tasarlanmadı ve bu amaçla kullanıldıklarında beklenmedik sonuçlar doğurabilir.

Yapay zekâyla konuşmak gerçekten iyi gelebilir mi?

Kısmen evet. 2023’te npj Digital Medicine dergisinde yayımlanan bir meta-analiz, yapay zekâ tabanlı sohbet programlarının depresyon belirtilerini ve psikolojik sıkıntıyı azaltabildiğini, ancak genel iyilik hâlinde anlamlı bir fark yaratmadığını gösterdi. 2025’te NEJM AI dergisinde yayımlanan randomize kontrollü bir çalışmada ise ruh sağlığı için özel olarak geliştirilmiş, klinisyenlerin hazırladığı içerikle eğitilmiş bir sohbet programı, depresyon ve kaygı belirtilerinde bekleme listesindeki gruba göre anlamlı iyileşme sağladı.

Bu sonuçları doğru okumak gerekiyor. Olumlu bulgular çoğunlukla ruh sağlığı için özel tasarlanmış ve araştırmacıların yakından izlediği uygulamalardan geliyor; herkesin telefonundaki genel amaçlı programlardan değil. Araştırmacıların kendisi de bu programların gerçek bir terapistle karşılaştırılmadığını, uzun dönem etkilerinin bilinmediğini ve risklerin daha iyi anlaşılması gerektiğini vurguluyor.

Yani yapay zekâyla yazışmak duyguları adlandırmaya, düşünceleri toparlamaya ya da bir konuda bilgi edinmeye yardım edebilir. Ama bu, tedavi aldığınız anlamına gelmez.

Yapay zekâyla dertleşmek terapiden nasıl ayrılır?

Psikoterapi yalnızca dertleri anlatıp rahatlamak değildir. Terapist önce sizi değerlendirir: Yaşadığınız şey geçici bir sıkıntı mı, depresyon mu, bir kaygı bozukluğu mu, yoksa bedensel bir hastalığın ruhsal yansıması mı? Tedavi bu ayrıma göre şekillenir.

İkinci fark ilişkidir. Araştırmalar, terapinin işe yaramasında “terapötik ilişki” denen, güvene ve ortak hedeflere dayalı bağın belirleyici olduğunu uzun zamandır gösteriyor. Bu ilişkide terapist sizi yalnızca anlamakla kalmaz; gerektiğinde size katılmaz, kaçındığınız konuya geri döner, sizi yavaş yavaş zorlar. İyi terapi bazen rahatsız edicidir ve değişim çoğu zaman o rahatsızlığın içinden gelir.

Üçüncü fark süreklilik ve sorumluluktur. Terapist haftalar boyunca değişiminizi izler; ses tonunuzu, yüz ifadenizi, söylemediklerinizi fark eder ve mesleki bir sorumluluk taşır. Sohbet programı ise yalnızca o an yazdıklarınızı görür. Konunun daha geniş boyutlarına “Yapay Zekanın Psikiyatrik Hastalıklar Üzerindeki Etkileri” yazımda değinmiştim; iyi bir terapistte neler aranması gerektiğini ise “İyi Bir Psikoterapist Nasıl Olmalı?” yazısında bulabilirsiniz.

Yapay zekâyla dertleşmenin riskleri nelerdir?

Sürekli hak verme eğilimi. Bu sistemler kullanıcıyı memnun edecek biçimde cevap vermeye yatkındır. 2025’te Stanford merkezli bir araştırma ekibi, sohbet programlarının bazı durumlarda gerçeklikle bağdaşmayan düşünceleri sorgulamak yerine sürdürebildiğini gösterdi. Kaygılı biri için sürekli güvence almak, takıntılı biri için sürekli kontrol etmek kısa vadede rahatlatır ama sorunu besler.

Kriz anlarında yetersizlik. Aynı çalışmada bazı programların intihar düşüncesi gibi kritik durumlara uygunsuz yanıtlar verdiği, şizofreni ve alkol bağımlılığı gibi durumlara karşı damgalayıcı bir dil kullanabildiği bildirildi.

Yanlış ya da eksik bilgi. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıkta üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin rehberinde, bu modellerin yanıltıcı, yanlı ya da eksik bilgi üretebileceğini ve bunun sağlıkla ilgili kararları olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

İnsan ilişkilerinden uzaklaşma. Her zaman hazır, hiç itiraz etmeyen bir muhatap, insan ilişkilerinin zahmetli tarafından kaçmayı kolaylaştırabilir. Yalnızlığı hafifletiyor gibi görünen şey, zamanla onu derinleştirebilir.

Mahremiyet. Bir sohbet programına yazdıklarınız, hekim ile hasta arasındaki gizlilik kapsamında değildir.

Yapay zekâyı daha güvenli nasıl kullanabilirsiniz?

  • Bilgi edinmek, düşüncelerinizi toparlamak ya da muayeneye hazırlanmak için kullanın; tanı ve tedavi kararı için değil.
  • İlaç başlatma, bırakma ya da değiştirme konusunda yapay zekâya değil hekiminize danışın. Psikiyatrik ilaçları kendi kendinize başlatmak ya da bırakmak, kesilme belirtilerine ve hastalığın yinelemesine yol açabilir.
  • Kimlik bilgilerinizi ve başkalarına ait özel bilgileri paylaşmayın.
  • Size her durumda hak veren cevaplara temkinli yaklaşın.
  • Ekran başında geçen zamanın insanlarla geçirdiğiniz zamanı azalttığını fark ederseniz durup düşünün.
  • Tedavi görüyorsanız bu araçları kullandığınızı terapistinize söyleyin. Fethiye’deki muayenehanemde ben de artık hastalarıma yapay zekâ kullanıp kullanmadıklarını ve ondan neler duyduklarını soruyorum; bu konuşmalar çoğu zaman tedaviye yeni bir pencere açıyor.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız yerinde olur:

  • Sıkıntınız iki haftadan uzun sürüyor; uyku, iş ya da ilişkileriniz etkileniyorsa
  • Yapay zekâya her gün aynı kaygıyı anlatıyor ama rahatlamıyorsanız
  • Yapay zekâ dışında kimseyle konuşamaz hâle geldiğinizi hissediyorsanız
  • Çevrenizdekiler düşünce ya da davranışlarınızda belirgin bir değişiklik fark ediyorsa
  • Sıkıntıyla baş etmek için alkol ya da madde kullanımınız artıyorsa

Acil durum: Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa yapay zekâyla yazışmayı bırakın; hemen 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun ve güvendiğiniz birine haber verin.

Sık Sorulan Sorular

Yapay zekâyla dertleşmek zararlı mı?

Tek başına zararlı değildir; bazı insanlar için duyguları ifade etmeyi kolaylaştırabilir. Ancak genel amaçlı sohbet programları ruh sağlığı hizmeti için tasarlanmamıştır ve kriz durumlarında güvenilir değildir. Bu nedenle tedavinin yerine değil, en fazla tamamlayıcısı olarak düşünülmelidir.

Yapay zekâ terapistin yerini tutar mı?

Bugünkü bilimsel veriler yapay zekânın terapistin yerini tutmadığını gösteriyor. Terapi; değerlendirme, güvene dayalı bir ilişki, süreklilik ve mesleki sorumluluk gerektirir. Amerikan Psikoloji Derneği de bu araçların nitelikli bir ruh sağlığı uzmanının yerine kullanılmamasını öneriyor. Aynı zamanda, bir insan tarafından anlaşılmak en insani ihtiyaçtır.

Ruh sağlığı için geliştirilmiş uygulamalar daha mı güvenilir?

Bu amaçla geliştirilmiş ve araştırmalarda test edilmiş bazı uygulamalar kısa vadede belirtileri azaltabiliyor. Yine de uzun dönem etkileri ve gerçek terapiyle karşılaştırmaları henüz yeterince bilinmiyor. Bir uygulamayı kullanmadan önce bilimsel olarak değerlendirilip değerlendirilmediğine bakmak yerinde olur.

İlacımla ilgili yapay zekâya danışabilir miyim?

Genel bilgi edinmek için kullanılabilir, ancak ilaç başlatma, bırakma ya da doz değiştirme kararı yalnızca hekiminizle birlikte verilmelidir. Yapay zekâ sağlık geçmişinizi, diğer ilaçlarınızı ve muayene bulgularınızı bilmez. Kendi kendine yapılan değişiklikler kesilme belirtilerine ya da hastalığın yinelemesine yol açabilir.

Terapideyken yapay zekâ kullanmamın sakıncası var mı?

Sakıncası olmayabilir, ama bunu terapistinizle paylaşmanız önemlidir. Yapay zekâdan alınan öneriler bazen tedavi planıyla çelişebilir ya da terapide çalışılan konulardan kaçmanın bir yolu hâline gelebilir. Açıkça konuşmak, aracın size yarar mı sağladığını yoksa engel mi olduğunu birlikte görmeyi sağlar.

Sonuç

Yapay zekâ, dertleşme ihtiyacını gerçek ve anlaşılır bir biçimde karşılayabiliyor; ama dinlemek ile iyileştirmek aynı şey değil. Bir ekran sizi anlıyor gibi görünebilir, fakat sizi tanıyan, gerektiğinde size itiraz eden ve sürecinizde sorumluluk alan bir insanın yerini tutmaz. Yapay zekâyı bir defter, bir bilgi kaynağı ya da muayeneye hazırlık aracı olarak kullanmak mümkün; iyileşme ise çoğu zaman bir insanla kurulan ilişkinin içinde gerçekleşir.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık