Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

İyi Bir Psikoterapist Nasıl Olmalı?

Psikoterapist nasıl seçilir sorusunu anlatan, güvenli bir terapi alanını gösteren illüstrasyon

Psikoterapiye başlamak birçok kişi için zor ve önemli bir adımdır. Bu yolda psikoterapist nasıl seçilir sorusu da ayrı bir önem taşır. İnsan bazen uzun süre kendi içinde mücadele eder, yakınlarıyla konuşur, kitaplar okur, videolar izler, kendini anlamaya çalışır. Fakat bir noktada daha düzenli, güvenli ve profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyabiliyor.

Bu noktada akla gelen sorulardan biri şudur:

  • “İyi bir psikoterapist nasıl olmalı, psikoterapist nasıl seçilir?”

Bu soru önemlidir. Çünkü psikoterapi yalnızca sohbet etmek değildir. Üstelik yalnızca anlatmak ve karşıdakinin dinlemesi de değildir. Psikoterapi; belirli bir kuramsal çerçeve, etik sınırlar, profesyonel eğitim, klinik deneyim ve güvenli bir ilişki içinde yürütülen ruhsal çalışma sürecidir.

Dolayısıyla iyi bir psikoterapist, kişinin yalnızca anlattıklarını dinleyen değil; onun duygu, düşünce, davranış, ilişki ve yaşam örüntülerini anlamasına yardımcı olan uzmandır.

Psikoterapist Kimdir?

Psikoterapist, psikoterapi eğitimi almış ve belirli bir terapi yaklaşımıyla danışan ya da hastalarla çalışan ruh sağlığı profesyonelidir. Öte yandan psikoterapiyi; bu alanda yetkin eğitim almış psikiyatristler, klinik psikologlar ve ilgili ruh sağlığı alanlarında gerekli eğitimi tamamlamış uzmanlar uygulayabiliyor.

Burada önemli nokta şudur:

Her psikolog otomatik olarak psikoterapist değildir. Aynı şekilde her psikiyatrist de otomatik olarak her psikoterapi yöntemini uygulamaz.

Psikoterapi yapabilmek için yalnızca temel meslek eğitimi değil, ayrıca psikoterapi alanında özel eğitim, uygulama deneyimi, etik çerçeve ve çoğu zaman süpervizyon gereklidir.

Bu nedenle bir psikoterapist seçilirken yalnızca unvanına değil, aldığı psikoterapi eğitimlerine, çalışma alanına ve etik yaklaşımına da bakmak gerekir.

Psikoterapist Nasıl Seçilir? İyi Bir Psikoterapistin Temel Özellikleri

İyi Bir Psikoterapist Önce Güvenli Bir Alan Sunmalıdır

Öncelikle psikoterapide güven çok önemlidir. Kişi terapi odasında çoğu zaman hayatında kolay anlatamadığı konuları dile getirir: korkularını, kırgınlıklarını, suçluluklarını, utançlarını, öfkesini, kayıplarını, ilişkisel yaralarını ve kendine dair zor duygularını.

İyi bir psikoterapist, kişinin bu duyguları yargılanmadan ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturmalıdır.

Bu güvenli alan; sınırsız, belirsiz veya tamamen rahatlatıcı bir alan anlamına gelmez. Güvenli terapi ortamı aynı zamanda net sınırları, gizliliği, düzenli görüşme çerçevesini ve etik ilkeleri içerir.

Kişi terapi sürecinde kendini hem duyulmuş hem de profesyonel biçimde tutulmuş hissetmelidir.

Yargılamadan Dinleyebilmelidir

İyi bir psikoterapist, danışanın anlattıklarını ahlaki bir yargı konusu haline getirmez. Terapi odasında amaç kişiyi suçlamak, utandırmak veya yönlendirmek değil; kişinin iç dünyasını anlamasına yardımcı olmaktır.

Danışan bazen kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı duygularını anlatabiliyor:

  • Kıskançlık
  • Öfke
  • Suçluluk
  • Utanç
  • Yetersizlik
  • Terk edilme korkusu
  • Cinsel sorunlar
  • Aile içi çatışmalar
  • İlişki problemleri
  • Zorlayıcı düşünceler

İyi bir psikoterapist bu alanlarda sakin, kapsayıcı ve profesyonel kalabilmelidir.

Sadece Dinlememeli, Anlamlandırmaya Yardım Etmelidir

Psikoterapi yalnızca kişinin anlatması ve terapistin dinlemesi değildir. Dinlemek çok önemlidir; fakat tek başına yeterli değildir.

Bu yüzden iyi bir psikoterapist, kişinin anlattıkları arasında bağlantılar kurmasına yardımcı olur. Tekrarlayan ilişki döngülerini, düşünce kalıplarını, savunma biçimlerini, duygusal tetikleyicileri ve davranış örüntülerini fark etmesini destekler.

Örneğin danışan sürekli benzer ilişkilerde hayal kırıklığı yaşıyorsa, iyi bir terapist yalnızca “üzülmüşsünüz” demekle kalmaz. Şu sorular üzerinde çalışılmasına yardımcı olabiliyor:

  • Neden benzer insanlara yöneliyorum?
  • İlişkide ne zaman kendimi geri çekiyorum?
  • Hayır demekte neden zorlanıyorum?
  • Sevilmek için kendimden ne kadar vazgeçiyorum?
  • Geçmiş deneyimlerim bugünkü ilişkilerimi nasıl etkiliyor?

Terapi, yalnızca rahatlama değil; farkındalık ve değişim sürecidir.

Eğitim ve Yetkinlik Sahibi Olmalıdır

İyi bir psikoterapist, çalıştığı alanda yeterli eğitim ve yetkinliğe sahip olmalıdır. Çünkü psikoterapi ciddi bir klinik sorumluluktur. Kişinin ruhsal dünyasıyla çalışmak, yalnızca iyi niyetle veya kişisel yaşam deneyimiyle yapılabilecek bir iş değildir.

Psikoterapistin şu alanlarda yeterli donanıma sahip olması beklenir:

  • Temel ruh sağlığı bilgisi
  • Psikopatoloji bilgisi
  • Psikoterapi kuramı
  • Görüşme becerileri
  • Etik ilkeler
  • Kriz yönetimi
  • Risk değerlendirmesi
  • Gerekli durumlarda yönlendirme becerisi
  • Süpervizyon veya mesleki gelişim anlayışı

İyi bir psikoterapist kendi sınırlarını bilir. Kendini her konuda uzman gibi göstermez. Ayrıca yetkin olmadığı durumlarda uygun yönlendirme yapar.

Belirli Bir Terapi Çerçevesi Olmalıdır

Psikoterapi yöntemsiz bir sohbet değildir. İyi bir psikoterapistin çalışmasını dayandırdığı bir terapi yaklaşımı veya yaklaşımları olmalıdır.

Bunlar örneğin şunlar olabiliyor:

  • Bilişsel davranışçı terapi
  • Psikodinamik psikoterapi
  • Şema terapi
  • EMDR
  • Kabul ve kararlılık terapisi
  • Aile terapisi
  • Çift terapisi
  • Destekleyici psikoterapi
  • Farkındalık temelli yaklaşımlar

Ancak her terapi yöntemi her kişiye uygun olmayabiliyor. İyi bir psikoterapist, kişinin ihtiyacına ve yaşadığı soruna göre uygun yaklaşımı değerlendirir.

Psikoterapist nasıl seçilir sorusunda önemli olan, terapistin ne yaptığını bilmesi ve bunu danışana açık bir dille anlatabilmesidir.

Terapi Hedeflerini Belirsiz Bırakmamalıdır

Terapi süreci bazen açık uçlu ilerleyebiliyor; özellikle derinlikli psikoterapilerde süreç zaman içinde şekillenir. Ancak bu, terapinin tamamen belirsiz olması gerektiği anlamına gelmez.

İyi bir psikoterapist, danışanın terapiye neden geldiğini, neyle zorlandığını ve süreçten ne beklediğini anlamaya çalışır.

Terapi hedefleri şunlar olabiliyor:

  • Kaygıyı yönetmek
  • Depresif düşünceleri azaltmak
  • İlişki örüntülerini anlamak
  • Sınır koymayı öğrenmek
  • Hayır diyebilmek
  • Travmatik yaşantıların etkisini azaltmak
  • Öfkeyi düzenlemek
  • Yas sürecini çalışmak
  • Kendilik değerini güçlendirmek
  • Tekrarlayan davranış kalıplarını fark etmek

İyi bir terapist, terapiyi kişinin gerçek ihtiyacına göre planlamaya çalışır.

Gizlilik İlkesine Özen Göstermelidir

Psikoterapide gizlilik temel ilkelerden biridir. Bu nedenle danışan, anlattıklarının gelişigüzel paylaşılmayacağını bilmelidir.

İyi bir psikoterapist, görüşmelerin gizliliğini korur. Ancak gizliliğin bazı istisnaları olabileceğini de açıklar. Örneğin kişinin kendine veya başkasına zarar verme riski gibi durumlarda yasal ve etik sorumluluklar devreye girebiliyor.

Kısacası gizlilik, terapi ilişkisinin temel güven kaynaklarından biridir.

Etik Sınırları Korumalıdır

İyi bir psikoterapist, danışanla ilişkisini profesyonel sınırlar içinde tutmalıdır. Terapi ilişkisi sıcak, güvenli ve insani olabiliyor; fakat aynı zamanda profesyonel bir ilişkidir.

Etik sınırlar şunları içerir:

  • Danışanı istismar etmemek
  • Kişisel çıkar sağlamamak
  • Duygusal bağımlılık oluşturmamak
  • Gerçek dışı vaatlerde bulunmamak
  • Mesleki rolü belirsizleştirmemek
  • Danışanın özel hayatına gereksiz müdahale etmemek
  • Gizliliği korumak
  • Ücret, süre, iptal ve görüşme çerçevesini açık tutmak
  • Yetkin olmadığı alanlarda yönlendirme yapmak

Sınırlar terapinin soğuk olması için değil, güvenli olması için vardır.

Danışanı Kendine Bağımlı Hale Getirmemelidir

Psikoterapide danışan terapistine güvenebiliyor, bağ kurabiliyor ve destek alabiliyor. Bu doğaldır. Ancak iyi bir psikoterapist danışanı kendine bağımlı hale getirmeye çalışmaz.

Terapinin amacı, kişinin zamanla kendi iç kaynaklarını fark etmesi, duygularını daha iyi düzenleyebilmesi, ilişkilerini daha sağlıklı kurabilmesi ve kendi kararlarını daha bilinçli verebilmesidir.

Yani terapist her sorunun cevabını veren kişi olmamalıdır. İyi bir terapist, danışanın kendi cevaplarını bulmasına yardımcı olur.

Kişinin Hızına Saygı Göstermelidir

Psikoterapide bazı konuları konuşmak kolay değildir. Travmalar, kayıplar, utanç verici deneyimler, aile sırları, ilişki yaraları veya derin suçluluk duyguları zamanla açılabiliyor.

Bu yüzden iyi bir psikoterapist danışanı zorla açmaya çalışmaz. Kişinin hızına, dayanıklılığına ve güven duygusunun gelişmesine saygı gösterir.

Bu, zor konular hiç konuşulmayacak anlamına gelmez. Ancak iyi terapi, kişinin hazır oluşunu dikkate alarak ilerler; psikoterapist nasıl seçilir sorusunda bu da önemli bir ölçüttür.

Nitekim çok hızlı açılan bazı konular kişiyi daha fazla zorlayabiliyor. Bu nedenle terapi hem cesaret hem de dikkat gerektirir.

Duygusal Olarak Mevcut Olmalıdır

İyi bir psikoterapist yalnızca teknik bilgiyle çalışmaz. Aynı zamanda görüşme sırasında duygusal olarak da orada olmalıdır.

Danışan terapistin kendisini gerçekten dinlediğini, takip ettiğini ve anlamaya çalıştığını hissedebilmelidir.

Duygusal olarak mevcut olmak; aşırı yakın, yönlendirici veya arkadaş gibi olmak anlamına gelmez. Profesyonel bir mesafeyle birlikte gerçek bir dikkat ve insani temas kurabilmektir.

Tarafsız Ama Duyarsız Olmamalıdır

Terapist tarafsız olmaya çalışır; yani danışanın hayatına kendi değer yargılarını dayatmaz. Ancak tarafsızlık, duyarsızlık anlamına gelmez.

İyi bir psikoterapist sıcak, dikkatli, kapsayıcı ve duyarlı olabiliyor. Ayrıca danışanın yaşadığı acıyı ciddiye alır. Fakat onun yerine karar vermez, hayatını yönetmeye çalışmaz.

Terapi, danışanın kendi iç dünyasını daha açık görebilmesi için güvenli bir aynadır.

Gerçek Dışı Vaatlerde Bulunmamalıdır

İyi bir psikoterapist şu tür vaatler vermez:

  • “Bir seansta tüm sorunlar çözülür.”
  • “Kesin iyileştiririm.”
  • “Bu yöntem herkeste işe yarar.”
  • “İlaçlara asla gerek kalmaz.”
  • “Geçmiş tamamen silinir.”
  • “Beni seçerseniz mutlaka düzelirsiniz.”

Psikoterapi etkili bir yardım biçimi olabiliyor; ancak süreç kişiden kişiye değişir. Nitekim sorunun süresi, şiddeti, kişinin yaşam koşulları, terapiye düzenli katılımı, eşlik eden psikiyatrik durumlar ve terapötik ilişki sürecin gidişini etkiler.

İyi bir psikoterapist umut verir; ama gerçek dışı garanti vermez.

Gerektiğinde Psikiyatri Yönlendirmesi Yapabilmelidir

Öte yandan bazı durumlarda psikoterapi tek başına yeterli olmayabiliyor. Depresyon, ağır kaygı, panik atak, OKB, bipolar bozukluk, psikotik belirtiler, ciddi uyku bozuklukları, madde kullanımı, kendine zarar verme düşünceleri veya intihar riski gibi durumlarda psikiyatri değerlendirmesi gerekebiliyor.

İyi bir psikoterapist bu sınırı fark edebilmelidir.

Psikiyatri yönlendirmesi, psikoterapinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, danışanın ihtiyacına uygun ve güvenli bir destek planı oluşturulduğunu gösterir.

İlaç Karşıtı veya İlaç Merkezli Katı Bir Tutumda Olmamalıdır

Psikoterapist hekim değilse ilaç düzenleyemez. Ancak ilaç tedavisi konusunda katı, korkutucu veya bilim dışı yönlendirmeler yapmamalıdır.

İyi bir psikoterapist, gerektiğinde psikiyatrist değerlendirmesini önemser. Bazı durumlarda psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte yürütülebiliyor. Bazı durumlarda ise psikoterapi tek başına yeterli olabiliyor.

Bu karar kişinin ihtiyacına göre, yetkili uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.

Terapist Kendi Sınırlarını Bilmelidir

İyi bir psikoterapist her sorunu tek başına çözmeye çalışmaz. Aksine kendi eğitim, deneyim ve çalışma alanının sınırlarını bilir.

Örneğin ağır bağımlılık, aktif intihar riski, psikotik belirtiler, ciddi yeme bozuklukları, çocuk ve ergen sorunları, çift terapisi veya travma alanlarında özel uzmanlık gerekebiliyor.

Bu yüzden terapistin “Bu alan benim uzmanlık sınırımın dışında, sizi uygun bir uzmana yönlendirmem daha doğru olur” diyebilmesi önemli bir mesleki olgunluktur.

Terapi Sürecini Düzenli ve Tutarlı Yürütmelidir

Psikoterapide düzen önemlidir. Görüşme sıklığı, süresi, ücretlendirme, iptal koşulları ve terapi çerçevesi mümkün olduğunca açık olmalıdır.

Buna karşılık belirsiz, dağınık veya sınırları belirsiz süreçler danışanın güven duygusunu zedeleyebiliyor.

Psikoterapist nasıl seçilir sorusunda bu nokta önemlidir: İyi bir psikoterapist terapi çerçevesini net tutar. Böylece danışan kendini daha güvenli hisseder.

Sadece Rahatlatmaya Değil, Değişime de Yardım Etmelidir

Terapi bazen rahatlatır. Kişi konuşur, anlaşılır, duygularını ifade eder ve hafifler. Bu önemlidir. Ancak psikoterapinin hedefi yalnızca her görüşmeden rahat çıkmak değildir.

Bazen terapi kişiyi düşündürür, yüzleştirir, rahatsız eder veya alışılmış kalıplarını fark ettirir. Bu rahatsızlık uygun şekilde işlendiğinde gelişimin parçası olabiliyor.

İyi bir psikoterapist ne sürekli konfor alanında tutar ne de gereksiz yere zorlar. Bunun yerine danışanın gelişebileceği güvenli bir çalışma alanı oluşturur.

Kültürel ve Yaşam Bağlamını Dikkate Almalıdır

İnsan yalnızca bireysel bir varlık değildir. Çünkü aile yapısı, kültür, inançlar, ekonomik koşullar, yaşadığı şehir, iş düzeni, sosyal çevre ve ilişki dinamikleri kişinin ruhsal dünyasını etkiler.

Bu nedenle iyi bir psikoterapist danışanın yaşam bağlamını anlamaya çalışır. Yani kişinin değerlerini ve yaşam koşullarını görmezden gelmez.

Örneğin Fethiye ve Muğla çevresinde yaşayan kişiler için aile ilişkileri, iş yaşamı, sosyal çevre, yerel yaşam koşulları ve kültürel beklentiler terapi sürecinde anlamlı olabiliyor.

İyi Bir Psikoterapist Nasıl Anlaşılır?

Bir terapistin size uygun olup olmadığını anlamak zaman alabiliyor. İlk görüşmeden sonra bazı sorular yardımcı olabiliyor:

  • Kendimi yargılanmış mı, anlaşılmış mı hissettim?
  • Terapist beni dikkatle dinledi mi?
  • Görüşmenin çerçevesi net miydi?
  • Soruları anlamama yardımcı oldu mu?
  • Bana gerçek dışı vaatlerde bulundu mu?
  • Her şeyi hemen çözme iddiasında mıydı?
  • Gerektiğinde başka uzmana yönlendirebileceğini hissettirdi mi?
  • Kendimi baskı altında mı, güvende mi hissettim?
  • Terapi süreci hakkında yeterli açıklama alabildim mi?
  • Bu kişiyle zaman içinde çalışabileceğimi hissediyor muyum?

Elbette terapide güven bir anda oluşmak zorunda değildir. Ancak ilk görüşmelerde temel bir saygı, dikkat ve profesyonellik hissedilmelidir.

Psikoterapist Nasıl Seçilir: Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Bir psikoterapist seçilirken yalnızca popülerlik, sosyal medya görünürlüğü veya kısa yorumlar üzerinden karar vermek yeterli olmayabiliyor. Bu konuda Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) terapist seçimine dair önerileri de yol gösterici olabilir.

Dikkat edebileceğiniz bazı noktalar şunlardır:

  • Temel mesleki eğitimi nedir?
  • Psikoterapi eğitimi var mı?
  • Hangi terapi yaklaşımıyla çalışıyor?
  • Çalıştığı alan sizin ihtiyacınıza uygun mu?
  • Etik ve gizlilik ilkelerini açıklıyor mu?
  • Gerekirse psikiyatri yönlendirmesi yapıyor mu?
  • Gerçekçi bir terapi çerçevesi sunuyor mu?
  • Sizinle iletişimi açık ve saygılı mı?
  • Kendini her konuda uzman gibi mi sunuyor, yoksa sınırlarını biliyor mu?
  • Süreç hakkında anlaşılır bilgi veriyor mu?

Psikoterapist nasıl seçilir sorusunun özü de budur: Doğru terapist, yalnızca “iyi hissettiren” kişi değildir. Aynı zamanda güvenli, etik, yetkin ve profesyonel bir çalışma çerçevesi sunabilen kişidir.

Psikoterapiden Ne Beklememeliyim?

Psikoterapi güçlü bir destek süreci olabiliyor; ancak her şeyi tek başına ve hızlıca çözmesi beklenmemelidir.

Psikoterapist nasıl seçilir diye düşünürken, psikoterapiden beklenmemesi gereken bazı şeyleri de bilmekte yarar var:

  • Terapistin sizin yerinize karar vermesi
  • Her görüşmede kesin çözüm sunması
  • Hayatınızdaki tüm sorunları kısa sürede ortadan kaldırması
  • Sizi sürekli haklı çıkarması
  • Hiç zorlanmadan değişim sağlaması
  • Geçmişi tamamen silmesi
  • İlaç gerektiren durumlarda tıbbi tedavinin yerine geçmesi
  • Terapistin arkadaş, aile üyesi veya yaşam koçu gibi davranması

Psikoterapi, kişinin kendi iç dünyasını daha iyi anlamasına ve daha sağlıklı seçimler yapmasına yardımcı olur. Ancak bu süreç emek, zaman ve iş birliği gerektirir.

Psikoterapi Ne Zaman Faydalı Olabilir?

Psikoterapi birçok durumda yararlı olabiliyor:

  • Kaygı ve stresle baş etmekte zorlanma
  • Depresif düşünceler
  • İlişki sorunları
  • Sınır koyma güçlüğü
  • Hayır diyememe
  • Aşırı sorumluluk alma
  • Öfke kontrol sorunları
  • Yas ve kayıp
  • Travmatik yaşantılar
  • Kendilik değeri sorunları
  • Mükemmeliyetçilik
  • Tekrarlayan ilişki döngüleri
  • Aile içi çatışmalar
  • Karar verme güçlüğü
  • Duyguları ifade etmekte zorlanma
  • Kendini tanıma isteği

Ancak belirtiler ağırsa, işlevsellik belirgin bozulmuşsa, ilaç ihtimali varsa veya kendine zarar verme düşünceleri bulunuyorsa psikiyatri değerlendirmesi de önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Her psikolog psikoterapist midir?

Hayır. Çünkü psikolog olmak, otomatik olarak psikoterapist olmak anlamına gelmez. Psikoterapi uygulamak için ek psikoterapi eğitimi, klinik deneyim ve etik çerçeve gerekir.

Psikiyatrist psikoterapi yapar mı?

Evet, psikoterapi eğitimi olan psikiyatristler psikoterapi yapabiliyor. Ancak her psikiyatristin çalışma biçimi farklıdır. Bazıları daha çok ilaç tedavisi ve tanısal değerlendirme, bazıları ise psikoterapi alanında da çalışır.

İyi terapist bana ne yapmam gerektiğini söyler mi?

Genellikle terapistin görevi hayatınızı sizin yerinize yönetmek değildir. İyi terapist, seçenekleri ve içsel süreçleri görmenize yardımcı olur. Sonuçta karar verme sorumluluğu danışanın yaşamına aittir.

Terapide her şeyi anlatmak zorunda mıyım?

Hayır. Terapi sürecinde kişi kendi hızında ilerler. Ancak terapiye getirdiğiniz konuları açıkça konuşabilmek sürecin etkisini artırabilir.

Terapistimi değiştirmek yanlış mı?

Hayır. Çünkü bazen terapist ve danışan arasında yeterli uyum oluşmayabiliyor. Bu durumda başka bir uzmandan destek almak mümkündür. Ancak terapiyi bırakma kararını mümkünse terapistinizle konuşarak değerlendirmek daha sağlıklı olabilir. Uzun süredir yerinde saydığınızı düşünüyorsanız terapide ilerleme olmadığında neler yapılabileceğini ayrı bir yazıda ele aldım.

Psikoterapi ne kadar sürer?

Aslında süre kişiden kişiye değişir. Sorunun türü, süresi, hedefler, terapi yöntemi ve kişinin terapiye katılımı süreci etkiler. Bazı terapiler kısa süreli ve hedef odaklıdır; bazıları daha uzun ve derinlikli ilerler.

Psikoterapi ilaç yerine geçer mi?

Bazı durumlarda psikoterapi tek başına yeterli olabiliyor. Ancak bazı psikiyatrik durumlarda ilaç tedavisi gerekebiliyor. Bu değerlendirme psikiyatrist tarafından yapılmalıdır. Psikoterapi ve ilaç tedavisi birçok durumda birlikte yürütülebiliyor.

Sonuç

İyi bir psikoterapist; güvenli bir alan sunan, yargılamadan dinleyen, etik sınırları koruyan, yeterli eğitim ve yetkinliğe sahip, kişinin hızına saygı gösteren ve gerektiğinde uygun yönlendirme yapabilen uzmandır. Psikoterapist nasıl seçilir sorusunun tek bir doğru cevabı yoktur; yine de bu yazıdaki ölçütler size yol gösterebilir.

Kısacası psikoterapi yalnızca konuşmak değildir. Kişinin kendini, ilişkilerini, duygularını ve tekrar eden yaşam örüntülerini daha iyi anlamasına yardımcı olan profesyonel bir süreçtir.

İyi bir terapist kişiyi kendine bağımlı hale getirmez; kişinin kendi iç kaynaklarını güçlendirmesine yardım eder.

Sonuç olarak ruhsal destek ararken önemli olan yalnızca kimin daha popüler olduğu değil; kimin daha etik, yetkin, güvenilir ve sizin ihtiyacınıza uygun olduğudur.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu

Psikiyatrist & Psikoterapist

Doktor Psikiyatri

Yukarı çık