Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Öfke Bir Sorun mu, Bir Belirti mi?

Fırtınadan sonra durulan bir deniz kıyısı, dağılan bulutların arasından süzülen yumuşak ışık ve kıyıya vuran sakin dalgalar

Çoğumuz öfkeyi kişinin karakterine bağlarız: “Sinirli biridir”, “Babası da böyleydi”. Oysa kliniğe başka bir şikâyetle gelen pek çok insan var. Bu insanların hikâyesinde öfke, asıl sorunun en görünür yüzüdür. Bu yazıda öfke sorunu konusunu ele alıyorum. Öfke hangi durumda olağan bir duygudur, hangi durumda kendi başına bir sorundur? Hangi durumda da başka bir ruhsal tablonun belirtisi olabiliyor?

Öfke neden tamamen kötü bir duygu değildir?

Öfke, bir haksızlığa, engellenmeye ya da tehdide karşı verilen doğal bir tepkidir. Sınırın çiğnendiğini haber verir, insanı harekete geçirir, bazen değişim için gereken enerjiyi sağlar. Hiç öfkelenmeyen bir insan, çoğu zaman öfkesini hissetmeyen ya da bastıran bir insandır.

Dolayısıyla sorun öfkenin kendisi değildir. Belirleyici olan, öfkenin ne sıklıkta ortaya çıktığı ve ne kadar yoğun yaşandığıdır. Ne kadar sürdüğü ve kişiye ya da çevresine ne kadar zarar verdiği de önemlidir.

Öfke sorunu: Öfke ne zaman olağan sınırları aşar?

Aşağıdaki işaretler, öfkenin olağan sınırları aştığını düşündürür:

  • Küçük aksiliklere verilen tepkinin, olayın büyüklüğüyle orantısız olması.
  • Öfke anlarında bağırma, eşya kırma, tehdit ya da fiziksel saldırganlık.
  • Patlamaların ardından pişmanlık, utanç ve “yine oldu” duygusu.
  • Aile, iş ya da arkadaşlık ilişkilerinin öfke nedeniyle zarar görmesi.
  • Yakınların kişinin yanında “yumurta kabuklarının üstünde yürür gibi” davranması.
  • Öfkenin günün büyük bölümüne yayılan bir gerginlik ve tahammülsüzlük hâline gelmesi.

Öfkenin arkasında hangi ruhsal sorunlar yatabiliyor?

Klinikte en sık gözden kaçan bağlantı, öfke ile depresyon arasındakidir. Depresyon her zaman hüzünle görünmez. Özellikle erkeklerde bazen tahammülsüzlük, alınganlık ve çabuk parlama ön plandadır. Bir çalışmada majör depresyon dönemindeki 536 hasta uzun süre izlendi. Hastaların yarısından fazlasında belirgin sinirlilik ya da öfke vardı. Üstelik bu tablo daha ağır ve daha uzun süren bir depresyonla ilişkiliydi. Depresyonun bu daha az bilinen yüzünü Depresyon Sadece Mutsuzluk Değildir başlıklı yazımda da detaylı anlatmıştım.

Öfkenin altında yatan diğer olası durumlar şunlardır:

  • Bipolar bozukluk: Hipomani ya da mani dönemlerinde kişi bazen aşırı neşeli değil, aşırı sinirlidir.
  • Kaygı bozuklukları: Sürekli gergin ve tetikte olan bir zihin, en küçük uyarana bile sert tepki verebiliyor.
  • Travma sonrası stres bozukluğu: Bitmeyen bir tehdit algısı, irkilme ve ani öfke patlamalarıyla kendini gösterebiliyor.
  • Erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB): Dürtüsellik nedeniyle öfke hızla yükselir ve hızla söner.
  • Alkol ve madde kullanımı: Hem öfke kontrolünü zayıflatır hem de kesilme dönemlerinde huzursuzluğu artırır.
  • Uyku yoksunluğu, kronik ağrı, tiroid hastalıkları ve hormonal değişiklikler.

İleri yaşta, daha önce sakin bir mizacı olan birinde yeni başlayan öfke ise önemlidir. Öfke giderek artıyorsa mutlaka bir hekime danışın. Çünkü bu değişiklik bazen beyni etkileyen bir hastalığın ilk işaretlerinden biridir.

Aralıklı patlayıcı bozukluk nedir?

Bazı kişilerde öfke tekrarlayan, ani ve durumla orantısız patlamalarla seyreder. Bu tablo başka bir hastalıkla açıklanamıyorsa adı aralıklı patlayıcı bozukluktur. Patlamalar genellikle birkaç dakika ile yarım saat arasında sürer. Ardından rahatlama ve yorgunluk, daha sonra da pişmanlık ve utanç gelir.

Bu bozukluk sanıldığından daha yaygındır. ABD’de yapılan geniş bir toplum araştırmasında yaşam boyu sıklık yüzde 7 civarındadır. Belirtiler de genellikle ergenlikte başlıyor. Aynı araştırmada dikkat çeken bir bulgu daha var. Bu kişilerin yalnızca küçük bir bölümü öfke sorunu için özel olarak tedavi almış. Yani pek çok insan yıllarca öfkesiyle yalnız mücadele eder ve bunu “huyum böyle” diye açıklar.

Öfkenin altında hangi duygular saklanır?

Öfke çoğu zaman ikincil bir duygudur. Altında incinme, utanç, korku, çaresizlik ya da derin bir yorgunluk yatar. Kırgınlık insanı savunmasız bırakır, öfke ise güçlü hissettirir. Bu yüzden insan çoğu zaman acısını değil öfkesini gösterir.

Bazı kişiler uzun süre kendi isteklerini geri planda tutar ve sürekli başkalarına uyum sağlar. Bu kişilerde de öfke birikir. Sonra beklenmedik bir anda, çoğu zaman en yakınlara yönelerek taşar. Bu konuyu Hayır Diyememek: Uyumlu Görünmenin Ruhsal Bedeli başlıklı yazımda ayrıntılı olarak ele almıştım. Turizm gibi sezonluk işlerde pek çok kişi yoğun aylarda uzun saatler çalışır. Uykusunu ve dinlenmesini ihmal eder. Sezon sonuna doğru da kendini “her şeye sinirlenen biri” olarak tanımlar. Bu da birikimin tanıdık bir örneğidir.

Öfkeyle baş etmede neler işe yarar?

Öfkeyi tamamen ortadan kaldırmak gerçekçi bir hedef değildir. Asıl amaç onu fark etmek ve davranışa dökülmeden önce araya bir mesafe koyabilmektir. Şu adımlar bu konuda yardımcı olabiliyor:

  • Bedensel işaretleri tanımak: çene ve omuzlarda kasılma, hızlanan kalp, yükselen ses.
  • Mola vermek: Tartışma tırmanırken ortamı kısa bir süre için terk etmek. Bunu önceden karşı tarafla konuşmak da önemlidir.
  • Önemli konuşmaları sakin bir zamana ertelemek.
  • Öfkeyi “boşaltmak” yerine sakinleşmeyi hedeflemek. Çünkü bağırmak ya da bir şeye vurmak çoğu zaman öfkeyi azaltmaz, pekiştirir.
  • Alkolü azaltmak, uykuyu düzene sokmak ve düzenli bedensel hareketi günlük hayata katmak.
  • Duyguyu suçlama yerine kendi adına anlatmak: “Sen hep…” yerine “Ben … olduğunda çok kırılıyorum.”

Profesyonel destekle yürütülen tedavilerin etkisi de iyi bilinmektedir. Bir meta-analiz yaklaşık yüz çalışmayı birleştirmiştir. Bu analize göre öfkeye yönelik psikolojik tedaviler genel olarak orta-güçlü düzeyde etkilidir. Bilişsel davranışçı terapi, gevşeme teknikleri ve beceri eğitimleri bu tedavilerin başında gelir.

Ne zaman profesyonel destek almalısınız?

  • Öfke patlamaları sık tekrarlıyorsa ve kendi çabalarınızla kontrol edemiyorsanız.
  • İlişkileriniz, işiniz ya da çocuklarınızla bağınız öfke nedeniyle zarar görüyorsa.
  • Öfkeye çökkünlük, uykusuzluk, isteksizlik ya da yoğun kaygı eşlik ediyorsa.
  • Alkol ya da madde kullanımı öfkeyi tetikliyor ya da artırıyorsa.
  • Daha önce sakin olan bir yakınınızda yeni başlayan bir kişilik değişikliği fark ettiyseniz.

Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceniz ya da riskiniz varsa beklemeden yardım isteyin. Acil durumlarda 112’yi arayın. Bir yakınınızın öfkesi nedeniyle kendinizi güvende hissetmiyorsanız da 112’ye ya da ALO 183 hattına başvurabilirsiniz. Öfkenin altında bir depresyon, bipolar bozukluk ya da başka bir tablo saptanırsa tedavi bu tabloya yöneliktir. Gerekirse ilaç tedavisi de bu planın parçası olabiliyor. Psikiyatrik ilaçlara hekim değerlendirmesiyle başlamak gerekir. Bu ilaçlara kendi kendinize başlamayın ve onları kendi kendinize bırakmayın.

Sık Sorulan Sorular

Sürekli sinirli olmak bir depresyon belirtisi olabiliyor mu?

Evet. Depresyon her zaman hüzünle değil, bazen tahammülsüzlük, alınganlık ve çabuk parlama ile kendini gösterir. Majör depresyonu olan hastaların yarısından fazlasında belirgin sinirlilik ya da öfke bulunduğunu gösteren çalışmalar vardır.

Öfke kontrolü sorunu bir hastalık mıdır?

Öfke kendi başına bir hastalık değil, doğal bir duygudur. Ancak tekrarlayan, ani ve durumla orantısız patlamalar bazen bir ruhsal tablonun belirtisidir. Örneğin aralıklı patlayıcı bozukluk, depresyon, bipolar bozukluk ya da DEHB bu tabloların arasındadır.

Aralıklı patlayıcı bozukluk nedir?

Aralıklı patlayıcı bozukluk, ani başlayan, durumla orantısız ve tekrarlayan öfke patlamalarıyla seyreden bir ruhsal bozukluktur. Belirtiler sıklıkla ergenlikte başlar ve patlamaların ardından genellikle pişmanlık ve utanç yaşanır. Uygun tedaviyle kontrol altına almak mümkündür.

Öfkeyi dışa vurmak rahatlatır mı?

Bağırmak, bir şeye vurmak ya da öfkeyi “boşaltmak” çoğu zaman öfkeyi azaltmaz, aksine pekiştirir. Daha yararlı olan, öfke yükselirken mola vermek, sakinleştikten sonra duyguyu suçlamadan anlatmaktır.

Öfke sorununun tedavisi mümkün mü?

Evet. Öfkeye yönelik psikolojik tedavilerin genel olarak etkili olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Öfkenin altında depresyon, kaygı ya da başka bir ruhsal tablo varsa ne olur? Bu durumda o tablonun tedavisi öfkeyi de belirgin biçimde azaltır.

Sonuç

Öfke bir karakter kusuru değil, çoğu zaman bir habercidir. Bazen bir sınırın çiğnendiğini, bazen biriken yorgunluğu, bazen de gözden kaçmış bir depresyonu haber verir. Bu yüzden “huyum böyle” demek yerine öfkenin neyi anlatmaya çalıştığını sormak gerekir. Bu soru, hem kişinin kendisini hem de en yakınlarını korumanın ilk adımıdır.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık