Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Ergen Çocuğunuzda Hangi Değişiklikler Dikkat İster?

Ergenlikte ruh sağlığı konusunu simgeleyen, akşamüstü ışığında sade bir genç odası, yatağın üzerinde kulaklık ve açık bir defter

Ergenlik, ailelerin en çok “Bu normal mi?” diye sorduğu dönemdir. Dün sofrada konuşan çocuk bugün odasının kapısını kapatıyor. Eskiden sevdiği şeylere burun kıvırıyor, en küçük uyarıya öfkeyle karşılık veriyor. Bunların önemli bir kısmı büyümenin doğal parçasıdır. Ama bazı değişiklikler gelişimin değil, desteğe ihtiyaç duyan bir ruhsal sıkıntının işaretidir. Ergenliğin normal geçmesi aslında anormaldir desem yanlış olmaz. Bu yazıda ergenlikte ruh sağlığı açısından ikisini ayırmanıza yardımcı olacak ölçütleri ele alıyorum. Ayrıca atabileceğiniz adımları da anlatıyorum.

Ergenlikte ruh sağlığı açısından hangi değişiklikler olağandır?

Ergenlik yalnızca bedensel bir değişim değildir. Beynin yapısı da bu dönemde değişir. Duyguları ve ödülü işleyen bölgeler erken olgunlaşır. Buna karşılık dürtüleri dengeleyen ve planlama yapan ön beyin bölümleri gelişimini yirmili yaşlara kadar sürdürür. Bu nedenle ergenler daha yoğun hisseder ve risk almaya daha yatkındır. Ayrıca duygu durumlarının gün içinde hızla değişmesi mümkündür.

Aileden uzaklaşıp arkadaşlara yönelmek, mahremiyet istemek ve kurallara itiraz etmek bu dönemin olağan özellikleridir. Giyimde ve müzikte yeni denemeler yapmak, uyku saatinin geceye kayması da bu döneme özgüdür. Ergen bir yandan kim olduğunu arar. Öte yandan ailesinin desteğine hâlâ ihtiyaç duyar, çoğu zaman bunu belli etmese de.

Ergenlikte ruh sağlığı: Ne zaman “sadece bir dönem” demek yetmez?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 10–19 yaşındaki yaklaşık her yedi gençten biri ruhsal bir sorun yaşıyor. Üstelik bu sorunların büyük kısmı fark edilmeden kalıyor. Yaşam boyu görülen ruhsal bozuklukların yaklaşık üçte biri 14 yaşından önce başlıyor. Neredeyse yarısının başlangıcı ise 18 yaşından öncedir. Bu yüzden ergenlikte ruh sağlığı ile ilgili işaretleri ciddiye almak, geleceği de korumak anlamına gelir.

Ergenlikte ruh sağlığını değerlendirirken olağan bir değişikliği ruhsal bir sorundan ayırmak için üç soru yol gösterir:

  • Süre: Değişiklik birkaç gün mü sürüyor, yoksa iki haftadan uzun süredir mi devam ediyor?
  • Yoğunluk: Çocuğunuz hâlâ bazı şeylerden keyif alabiliyor mu, yoksa her şey griye mi döndü?
  • İşlevsellik: Okul, arkadaşlık, uyku ve beslenme gibi temel alanlar bozulmaya başladı mı?

Tek bir kötü hafta endişe nedeni değildir. Ama birkaç alanda birden süren bir değişim, bir uzmanla konuşmayı gerektirir.

Duygu durumundaki hangi değişiklikler dikkat ister?

Ergenlerde depresyon her zaman hüzün olarak görünmez. Çoğu zaman sinirlilik, çabuk öfkelenme ve her şeye karşı tahammülsüzlük ön plandadır. Aileler de bunu bazen “huysuzluk” ya da “ergenlik” olarak yorumluyor. Şu işaretler daha dikkatli bakmayı gerektirir:

  • Sevdiği etkinliklerden, sporlardan ya da arkadaşlarından uzun süreli kopma.
  • Sürekli yorgunluk, isteksizlik ve “hiçbir şeyin anlamı yok” gibi ifadeler.
  • Kendini değersiz, suçlu ya da başkalarına yük gibi hissetme.
  • Belirgin bir neden olmadan ağlama nöbetleri ya da duygusal donukluk.
  • Okul başarısında açıklanamayan bir düşüş.

Depresyonun yalnızca mutsuzluktan ibaret olmadığını “Depresyon Sadece Mutsuzluk Değildir” başlıklı yazımda ayrıntılı anlatmıştım. Bu bilgiler ergenler için de büyük ölçüde geçerlidir.

Davranış ve alışkanlıklardaki hangi değişiklikler önemlidir?

Ergenlikte ruh sağlığı sorunları bazen sözle değil, davranışla kendini gösterir. Örneğin uyku düzeninin tamamen tersine dönmesi, iştahta ya da kiloda belirgin değişim dikkat isteyen işaretlerdir. Okula gitmek istememe ya da sık sık bedensel yakınmalarla okuldan kaçma da dikkat ister.

Ekran kullanımının günlük hayatı tümüyle kaplaması da sorgulanması gereken bir işarettir. Aynı şekilde telefon elinden alındığında yoğun öfke, gizli harcamalar ya da çevrim içi bahis de öyledir. Bu listeye alkol ya da madde kullanımına dair belirtileri de eklemek mümkündür. Eşyaların ya da paranın kaybolması, ailenin tanımadığı bir çevreye ani geçiş de bunlar arasındadır. Bu işaretler tek başına tanı koydurmaz; ama bir konuşmanın başlangıç noktası olmalıdır.

Kendine zarar verme belirtilerini nasıl fark edersiniz?

Ergenlerde kendine zarar verme davranışı sanıldığından daha sıktır. Üstelik gençler bunu çoğu zaman gizler. Sıcak havada bile uzun kollu giysiler giymek dikkat edilmesi gereken bir işarettir. Açıklanamayan kesikler, yanıklar ya da morluklar da önemli işaretlerdir. Odada jilet ya da kesici alet bulunması da aynı şekilde dikkat ister.

“Ölsem kimse fark etmez”, “Artık dayanamıyorum” gibi sözleri mutlaka ciddiye alın. Sosyal medyada vedalaşma iması taşıyan paylaşımlar da aynı ciddiyeti hak eder. Değerli eşyaları dağıtmak ya da ölümle ilgili araştırmalar yapmak da ciddiye alınmalıdır. Bu konuyu açıkça sormak çocuğa fikir vermez; tersine, konuşabileceği birinin olduğunu gösterir. Can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünüyorsanız beklemeyin. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Aile olarak nasıl yaklaşmalısınız?

Ergenle konuşmanın en iyi yolu çoğu zaman yüz yüze sorgu değil, yan yana bir etkinliktir. Örneğin arabada giderken, birlikte yürürken ya da yemek hazırlarken konuşabilirsiniz. Yargılamadan dinlemek ve hemen çözüm sunmaya çalışmamak önemlidir. Ayrıca “Seni endişelendiren bir şey varsa buradayım” demek bazen kapıyı aralıyor.

Telefonunu gizlice karıştırmak ya da her şeyi kontrol etmeye çalışmak çoğu zaman güveni zedeler. Bunun yerine endişelerinizi açıkça ve sakin bir dille paylaşmak daha etkilidir. Bazı aileler “başkaları duyar” kaygısıyla yardım almayı erteleyebiliyor. Oysa ergenlikte ruh sağlığı görüşmeleri de gizlilik ilkesiyle yürür. Erken başvuru da sorunun büyümesini önlemenin en sağlam yoludur.

Ne zaman profesyonel destek almalısınız?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir uzmana başvurmak yerinde olur:

  • Duygu durumu ya da davranıştaki değişiklik iki haftadan uzun sürüyorsa.
  • Okul, arkadaşlık ve aile ilişkileri belirgin biçimde bozulduysa.
  • Uyku, iştah ve kiloda ciddi değişiklikler varsa.
  • Alkol, madde kullanımı ya da kontrol edilemeyen ekran ve bahis davranışı fark ettiyseniz.
  • Kendine zarar verme belirtileri ya da ölüm ve intiharla ilgili sözler varsa.

Ergenlikte ruh sağlığı ile ilgili ilk değerlendirme için çocuk ve ergen psikiyatristi en uygun başvuru noktasıdır. Bununla birlikte ileri ergenlik ve genç erişkinlik döneminde erişkin psikiyatristinin değerlendirme yapması da mümkündür. Tedavi planında ilaç yer alıyorsa, ilaçlar hekim önerisi olmadan başlatılmamalı ya da kendi kendine bırakılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Ergenlikteki öfke patlamaları normal mi?

Ergenlikte duygu durumu dalgalanmaları ve zaman zaman öfke patlamaları olağandır. Ancak öfke neredeyse her gün yaşanıyorsa bir uzmana danışmak gerekir. Öfke başkalarına ya da eşyalara zarar vermeye varıyorsa da aynı şey geçerlidir. Okul ve aile hayatını bozuyorsa da destek almak gerekir.

Ergenlerde depresyon yetişkinlerden farklı mı görünür?

Evet, ergenlerde depresyon çoğu zaman hüzünden çok sinirlilik, tahammülsüzlük ve geri çekilme olarak görünür. Okul başarısında düşüş, uyku düzeninin bozulması ve arkadaşlardan uzaklaşma da sık görülen işaretlerdir.

Çocuğuma intihar düşüncesi olup olmadığını sormak doğru mu?

Evet, bu konuyu açık ve sakin bir dille sormak çocuğa fikir vermez. Tersine, ergenin duygularını paylaşabileceği güvenli birinin olduğunu gösterir. Can güvenliği tehlikedeyse hemen 112 aranmalıdır.

Ergen çocuğum psikiyatriste gitmek istemiyorsa ne yapmalıyım?

Zorlamak yerine, görüşmenin bir ceza değil destek olduğunu anlatmak ve endişelerinizi açıkça paylaşmak daha etkilidir. Bazen ilk adım olarak ebeveynin tek başına bir uzmanla görüşmesi de yol gösterici olur.

Ekran süresi ergenlikte ruh sağlığını etkiler mi?

Ekran kullanımı tek başına ruhsal bir bozukluğa neden olmaz. Ancak uykuyu, hareketi ve yüz yüze ilişkileri azaltacak kadar uzun olduğunda ruh hâlini olumsuz etkileyebiliyor. Asıl dikkat edilmesi gereken, ekranın hayatın diğer alanlarını ne ölçüde yerinden ettiğidir.

Sonuç

Ergenlik fırtınalı bir dönemdir ve ergenlikte ruh sağlığı açısından her değişiklik bir hastalık işareti değildir. Ancak uzun süren ve birden fazla alanı etkileyen değişiklikler dikkat ister. Çocuğunuzun hayattan keyif alma gücünü azaltan değişiklikler de öyle. Ergenin ihtiyaç duyduğu şey çoğu zaman kusursuz bir ebeveyn değildir. Ona fark eden, dinleyen ve gerektiğinde yardım istemekten çekinmeyen bir yetişkin gerekir.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık