Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Psikiyatrik İlaçlar ve Alkol Bir Arada Kullanılır mı?

İlaç kullanırken alkol konusunu simgeleyen, ahşap masada bir bardak suyun yanında boş bir şarap kadehi

“Bu ilacı kullanırken bir kadeh içebilir miyim?” Muayenede en sık duyduğum sorulardan biri bu. Kısa cevap çoğu zaman “en doğrusu içmemek” olsa da, bu cevabın gerekçesini bilmek kararı ezber bir yasaktan çıkarıp bilinçli bir tercihe dönüştürür. Bu yazıda psikiyatrik ilaç kullanırken alkolün bu ilaçlarla nasıl etkileştiğini, hangi durumlarda riskin arttığını ve bu konuyu doktorunuzla nasıl açıkça konuşabileceğinizi anlatıyorum. Baştan şu hatırlatmayı yapmamızda fayda var: Alkol sağlığa zararlı bir maddedir.

Psikiyatrik ilaçlar ve alkol bedende nasıl etkileşir?

Alkol ile ilaçlar arasındaki etkileşim iki yoldan gerçekleşir. Birincisinde alkol ve ilaç beyinde benzer yönde etki eder. İkisi de uyku hali, yavaşlama ya da baş dönmesi yapıyorsa, bu etkiler üst üste biner. Buna farmakodinamik etkileşim denir. İkincisinde alkol, ilacın karaciğerde yıkılma hızını değiştirir. Çünkü pek çok ilaç ile alkol aynı enzimlerle işlenir. Buna da farmakokinetik etkileşim denir. Sonuçta ilacın kandaki düzeyi beklenenden yüksek ya da düşük olabiliyor.

Önemli bir ayrıntı: İlaç kullanırken alkol ile etkileşim için ikisini aynı saatte almak gerekmez. İlaç gün boyu bedende bulunduğu için akşam içilen alkol, sabah kullandığınız ilaçla da etkileşebiliyor. Ayrıca araştırmaların çoğu yoğun içicilerde yapılmıştır; ölçülü içmenin etkileri hakkındaki bilgi daha sınırlıdır. Bu belirsizlik, “az içersem bir şey olmaz” düşüncesini de garanti olmaktan çıkarır.

Hangi ilaç gruplarında risk daha belirgin?

Elbette her psikiyatrik ilaç alkolle aynı düzeyde etkileşmez. Riskin belirgin olduğu başlıca gruplar şunlardır:

  • Sakinleştiriciler ve uyku ilaçları: Alkolle birlikte en dikkat gerektiren gruptur. Aşırı uyku hali, dengesizlik, düşme ve yüksek miktarlarda solunumun yavaşlaması görülebiliyor.
  • Antidepresanlar: Uyku hali, dikkat ve koordinasyon sorunları artabiliyor. Günümüzde nadir kullanılan eski bir antidepresan grubu ise bazı içecek ve yiyeceklerle birlikte tansiyonu tehlikeli biçimde yükseltebiliyor.
  • Antipsikotikler: Uyku hali, baş dönmesi ve ayağa kalkınca tansiyon düşmesi belirginleşebiliyor.
  • Duygudurum dengeleyiciler: Bazılarında ilacın kan düzeyinin dengesi ve karaciğer yükü açısından ek dikkat gerekir.
  • Dikkat eksikliği ilaçları: Uyarıcı etki, alkolün sarhoşluk hissini bir ölçüde maskeleyebiliyor. Kişi ne kadar etkilendiğini olduğundan az algılayabiliyor.

Ancak bu liste genel bir çerçevedir. Hangi ilacın sizin için ne ölçüde risk taşıdığını, kullandığınız diğer ilaçlar ve sağlık durumunuzla birlikte değerlendirmek gerekir.

“Bir kadehten bir şey olmaz” düşüncesi neden yanıltıcı?

Alkol kısa vadede rahatlatıcı görünebiliyor; gerginliği azaltır, uykuya geçişi kolaylaştırır. Ancak bu etki kısa sürer. Alkol uykunun ikinci yarısını bölerek uyku kalitesini düşürür, ertesi gün kaygı ve çökkünlüğü artırabiliyor. Antidepresan kullanırken alkol içildiğinde muhakeme, koordinasyon ve tepki süresi, yalnızca alkol alındığı duruma göre daha fazla etkilenir. Dolayısıyla bu durum araç kullanmayı ve dikkat gerektiren işleri riskli hale getirir.

Ayrıca etkiyi kişiden kişiye değiştiren etkenler de vardır. Örneğin yaş ilerledikçe beden alkolü daha yavaş işler. Kadınlarda aynı miktar alkol kanda daha yüksek düzeye ulaşabiliyor. Birden fazla ilaç kullananlarda ise etkileşimleri öngörmek güçleşir. İlaç kullanırken alkol yalnızca içkilerden gelmez: Bazı öksürük şurupları ve sıvı ilaçlar da alkol içerir.

Alkol tedavinin kendisini nasıl etkiler?

Etkileşimin bir yüzü yan etkilerse, diğer yüzü tedavinin başarısıdır. Alkol, antidepresanın sağladığı yararı azaltabiliyor ve belirtilerin kontrolünü zorlaştırabiliyor. Sistematik derlemeler, alkol sorunu olan depresyon hastalarında hastalığın seyrinin daha zor olduğunu, işlevselliğin daha çok etkilendiğini ve intihar riskinin arttığını göstermektedir. Öte yandan aynı derlemeler, alkol sorunu olan kişilerde de antidepresan tedavinin işe yarayabileceğini ortaya koyar. Yani bu durum umutsuzluk değil, daha kapsamlı bir tedavi planı gerektirir.

Bazen de tabloyu tersinden okumak gerekir: Uzun süreli ve yoğun alkol kullanımı kendi başına depresyon ve kaygı belirtilerine yol açabiliyor. Kılavuzlar, alkole bağlı bu belirtilerin bir kısmının alkol bırakıldığında gerilediğini, bir kısmının ise ayrı tedavi gerektirdiğini belirtir. Bırakma sürecinin nasıl ilerlediğini alkolü bırakmaya karar verenler için yazdığım yazıda ele aldım. Depresyonun yalnızca mutsuzluktan ibaret olmadığını anlattığım “Depresyon Sadece Mutsuzluk Değildir” yazısı ile “Alkol ve Madde Bağımlılığı” sayfası bu konuyu tamamlayıcı bilgiler içerir.

İçecekseniz ilacı atlamak doğru bir çözüm mü?

Hayır. Bazı kişiler bir davet ya da tatil öncesinde “içeceğim, o gün ilacı almayayım” diye düşünür. Oysa çoğu psikiyatrik ilaç, kanda düzenli bir düzey oluştuğunda etkili olur. İlacı aralıklı almak tedavinin etkisini azaltabiliyor, kesilme belirtilerine ve hastalığın yeniden alevlenmesine yol açabiliyor. Ayrıca ilaç bir gün atlansa bile bedenden hemen çıkmadığı için etkileşim riski ortadan kalkmaz.

Önemli uyarı: Psikiyatrik ilaçları kendi kendinize başlatmayın, dozunu değiştirmeyin ya da bırakmayın. Alkolle ilgili planınız ne olursa olsun, ilaçla ilgili her değişikliği doktorunuzla birlikte kararlaştırın.

Alkol konusunu doktorunuzla nasıl konuşabilirsiniz?

Alkol kullanımını doktora anlatmak çoğu kişiye utandırıcı gelir. Bu yüzden kişi miktarı küçültür ya da konudan hiç söz etmez. Oysa doktorun amacı yargılamak değil, güvenli bir tedavi planı kurmaktır. Haftada ne sıklıkla ve ne kadar içtiğinizi, kullandığınız diğer ilaçları, bitkisel ürünleri ve takviyeleri açıkça paylaşmanız, doğru ilacın ve doğru planın seçilmesini kolaylaştırır. Fethiye gibi yaz akşamlarının, düğünlerin ve açık hava buluşmalarının sosyal hayatın merkezinde olduğu bir yerde bu soru muayenede daha da sık gündeme geliyor. Önceden konuşmak, o akşam belirsizlik içinde karar vermekten çok daha sağlıklıdır.

Bazı durumlarda doktorunuz alkolden tamamen uzak durmanızı önerebiliyor. Bazı durumlarda ise ilacın türüne, sağlık durumunuza ve içme alışkanlığınıza göre daha esnek bir yol konuşulabiliyor. Kısacası bu karar kişiye özeldir ve genel bir kuralla verilemez.

İlaç kullanırken alkol içiyorsanız ne zaman destek almalısınız?

Aşağıdaki durumlarda doktorunuzla vakit kaybetmeden görüşmenizi öneririm:

  • İçmeyi azaltmak ya da bırakmak istediğiniz halde başaramıyorsanız,
  • Kaygı, uykusuzluk ya da üzüntüyle baş etmek için alkole başvurduğunuzu fark ediyorsanız,
  • İlaçla birlikte içtikten sonra belirgin uyku hali, unutkanlık, dengesizlik ya da düşme yaşadıysanız,
  • İçtiğiniz günlerden sonra ruh halinizde belirgin bir çöküş oluyorsa.

İlaç kullanırken alkol aldıktan sonra uyandırılmakta güçlük, nefesin yavaşlaması, bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görülürse ya da kendinize zarar verme veya intihar düşünceleri ortaya çıkarsa beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Sık Sorulan Sorular

Antidepresan kullanırken hiç alkol içmemeli miyim?

Genel öneri, antidepresan kullanırken alkolden uzak durmaktır. Çünkü alkol yan etkileri artırabiliyor ve ilacın yararını azaltabiliyor. Yine de alkol bağımlılığı riski düşük olan bazı kişilerde ara sıra ve az miktarda içmek konuşulabiliyor. Ancak bu karar mutlaka doktorla birlikte verilmelidir.

İlacı sabah alıp akşam içersem etkileşim olur mu?

Olabilir. Psikiyatrik ilaçlar gün boyu bedende bulunduğu için, ilaç kullanırken alkolü farklı bir saatte almak etkileşimi ortadan kaldırmaz.

Sakinleştirici ya da uyku ilacıyla alkol neden daha riskli?

Çünkü hem bu ilaçlar hem de alkol beyin işlevlerini yavaşlatır ve etkileri üst üste biner. Bu birliktelik aşırı uyku hali, düşme ve yüksek miktarlarda solunumun yavaşlaması gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

İçeceğim günlerde ilacımı atlamam doğru mu?

Hayır, ilacı aralıklı almak tedavinin etkisini azaltır ve kesilme belirtilerine yol açabilir. İlaç kullanımında yapılacak her değişiklik doktorla birlikte planlanmalıdır.

Alkol depresyonu kötüleştirir mi?

Alkol kısa süreli rahatlama sağlasa da uyku kalitesini bozar ve ertesi günlerde çökkünlüğü artırabilir. Eşlik eden bir alkol sorunu varsa depresyonun seyri daha zordur. Bu nedenle iki sorunun birlikte ele alınması gerekir.

Sonuç

Psikiyatrik ilaçlar ve alkol, çoğu zaman birbirinin etkisini beklenmedik biçimde değiştirir: Yan etkiler artabilir, tedavinin yararı azalabilir. En güvenli yol, ilaç kullanırken alkol konusunu tedavinin doğal bir parçası olarak doktorunuzla açıkça konuşmak ve ilaçla ilgili hiçbir değişikliği tek başınıza yapmamaktır.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık