Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Obsesyonlar: İnsanın Kendini Korkutan Düşünceleri

Obsesyonlar ve takıntılı düşünceleri simgeleyen sade bir masada açık defter ve durgun bir bardak su

Bıçakla sebze doğrarken bir an “Ya birine zarar verirsem?” diye düşünmek. Bebeğini kucağına alan bir annenin aklından ürkütücü bir görüntünün geçmesi. İbadet ederken istemeden saygısız bir cümlenin zihne düşmesi. Bu düşünceler çoğu insanın başına gelir ve birkaç saniyede geçip gider. Bazı insanlarda ise obsesyonlar oluşur; tekrar tekrar döner, kişiyi kendi zihninden korkar hale getirir. Bu yazıda obsesyonların ne olduğunu, neden bu kadar rahatsız edici olduklarını ve nasıl tedavi edildiklerini anlatıyorum.

Obsesyon Nedir, Sıradan Bir Endişeden Farkı Ne?

Obsesyon, kişinin istemediği hâlde zihnine tekrar tekrar giren ve yoğun sıkıntı yaratan düşünce, imge ya da dürtüdür. Sıradan endişeler genellikle gerçek yaşam sorunlarıyla ilgilidir: faturalar, sınav, bir yakının sağlığı. Obsesyonlar ise çoğu zaman kişinin değerlerine tamamen ters düşer. Şefkatli bir insanın aklına şiddet, inançlı birinin aklına küfür, sadık birinin aklına aldatma gelir.

Psikiyatride bu duruma “benliğe yabancı” (ego-distonik) düşünce denir: Kişi düşünceyi kendisine ait hissetmez, onu itici ve anlamsız bulur, yine de ondan kurtulamaz. Obsesyonlar zamanla kişinin rahatlamak için yaptığı tekrarlayıcı davranışlarla, yani kompulsiyonlarla birleştiğinde obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tablosu ortaya çıkar. OKB’nin tanı ve belirtilerine ayrı bir sayfada ayrıntılı olarak yer verdik.

Herkesin Aklından Böyle Düşünceler Geçer mi?

Evet. 1970’lerden bu yana yapılan araştırmalar, ruhsal bir sorunu olmayan insanların büyük çoğunluğunun da zaman zaman istenmeyen, rahatsız edici düşünceler yaşadığını gösteriyor. Altı kıtada, on üç ülkede yürütülen uluslararası bir çalışmada katılımcıların yüzde doksandan fazlası son üç ay içinde en az bir istenmeyen düşünce yaşadığını bildirdi. Daha da dikkat çekici olanı, bu düşüncelerin içeriğinin OKB tanısı alan kişilerinkinden pek farklı olmamasıdır.

Yani fark düşüncenin kendisinde değil, ona verilen anlamda ve onunla nasıl başa çıkıldığındadır. Çoğu insan “Ne saçma bir düşünce” deyip geçer. Obsesyonu olan kişi ise “Bunu düşündüğüme göre içimde bir yerde bunu istiyor olmalıyım” sonucuna varır.

Bu Düşünceler En Çok Hangi Konularda Ortaya Çıkar?

Obsesyonların içeriği kişiden kişiye değişse de bazı temalar sık karşımıza çıkar:

  • Zarar verme: Bir yakına, çocuğa ya da kendine istemeden zarar vereceği korkusu
  • Bulaşma ve kirlenme: Mikrop, hastalık ya da kirle ilgili yoğun tedirginlik
  • Şüphe ve sorumluluk: Kapıyı kilitledim mi, ocağı kapattım mı, birine çarptım mı?
  • Cinsel içerikli düşünceler: Kişinin istemediği ve tiksindiği imgeler
  • Dinî ve ahlaki konular: Günah işlediği, saygısızlık ettiği ya da “kötü bir insan” olduğu korkusu
  • Düzen ve simetri: Bir şeyin “tam doğru” olmadığı hissi

Aslında bu düşünceler kişinin en çok değer verdiği alanları hedef alır. Çocuğunu çok seven ebeveynin zarar verme obsesyonu yaşaması bu yüzden sık görülür. Düşünce, kişinin karakterini değil, neyi kaybetmekten korktuğunu yansıtır.

Düşünce Neden Bu Kadar Korkutucu Gelir?

Obsesyonlarda sık görülen bir düşünme biçimi “düşünce-eylem kaynaşması” olarak adlandırılır. Kişi kötü bir şeyi düşünmenin onu yapmakla aynı ölçüde ahlaksız olduğuna ya da o şeyin gerçekleşme olasılığını artıracağına inanır. Buna aşırı sorumluluk duygusu ve belirsizliğe tahammülsüzlük eklenir: “Yüzde yüz emin olamıyorsam tehlike vardır.”

Fethiye’de yıllardır bu düşünceleri dile getiren insanlarla çalışıyorum ve çoğu bunları ilk kez muayenede, büyük bir utançla anlatıyor. Kişi düşüncesini kimseye söyleyemediği için yalnız kalır, yalnız kaldıkça düşüncenin ağırlığı artar. Oysa bu düşünceleri yaşayan insanlar, korktukları şeyi yapmaya eğilimli kişiler değildir. Tam tersine, o şeyden en çok kaçınan kişilerdir.

Düşünceyi Bastırmaya Çalışmak Neden İşe Yaramaz?

Sosyal psikolog Daniel Wegner, ünlü deneyinde katılımcılardan beyaz bir ayıyı düşünmemelerini istedi. Düşünceyi bastırmaya çalışanlar, sonrasında beyaz ayıyı daha sık düşündüler. Obsesyonlarda da benzer bir döngü işler: İtilen düşünce geri döner, geri döndükçe daha önemli ve tehlikeli görünür.

Kişi rahatlamak için çeşitli yollar dener: kontrol etmek, yıkamak, belirli dualar ya da sayılar tekrarlamak, yakınlarından onay istemek, tetikleyici durumlardan kaçınmak. Bunların bir kısmı zihinde olup biter ve dışarıdan görünmez; örneğin düşünceyi “iyi” bir düşünceyle nötrlemeye çalışmak. Elbette bu davranışlar kısa süreli rahatlama sağlar. Ama beyne “bu düşünce gerçekten tehlikeliydi” mesajını vererek döngüyü güçlendirir. Aşırı düşünmenin genel olarak insanı nasıl yorduğunu ilgili yazıda ele almıştık.

Obsesyonlar Nasıl Tedavi Edilir?

Obsesyonların tedavisinde en güçlü kanıta sahip yöntem, bilişsel davranışçı terapinin bir türü olan “maruz bırakma ve tepki önleme”dir. Bu yöntemde kişi, terapistiyle birlikte planlanan adımlarla korktuğu düşünce ve durumlarla kademeli olarak karşılaşır ve rahatlamak için yaptığı kompulsif davranışları yapmamayı öğrenir. Amaç düşünceyi yok etmek değil, düşüncenin artık alarm gibi algılanmamasıdır. İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE) bu yaklaşımı tedavinin temel basamağı olarak önerir. Cochrane derlemesi de psikolojik tedavilerin olağan bakıma göre belirtileri daha fazla azalttığını göstermiştir.

Belirtilerin şiddetine göre ilaç tedavisi de plana eklenebiliyor; terapi ve ilaç birlikte de kullanılabiliyor. Hangi yolun uygun olduğuna muayenede birlikte karar veririz. Psikiyatrik ilaçlar kendi kendine başlanmamalı, doz değiştirilmemeli ve hekime danışmadan bırakılmamalıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalısınız?

  • İstenmeyen düşünceler günde bir saatten fazla zamanınızı alıyorsa
  • Kontrol etme, yıkama ya da zihinsel ritüeller yaşamınızı kısıtlıyorsa
  • Düşünceler yüzünden çocuğunuzdan, eşinizden, mutfaktan ya da ibadetten uzak duruyorsanız
  • Yakınlarınızdan sürekli güvence istiyor, onları da döngünün içine çekiyorsanız
  • Düşüncelerin yarattığı sıkıntı uyku, iş ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa

Önemli bir ayrım: Obsesyonda kişi zarar verme düşüncesinden korkar ve ondan kaçınır. Eğer kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme isteği, planı ya da hazırlığı içinde olduğunuzu hissediyorsanız bu farklı bir durumdur ve beklemeden yardım almanız gerekir. Acil durumlarda 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Sık Sorulan Sorular

Kötü düşüncelerim olması kötü bir insan olduğum anlamına mı gelir?

Hayır. İstenmeyen düşünceler insanların büyük çoğunluğunda görülür ve kişinin karakterini ya da gizli isteklerini yansıtmaz. Obsesyonların bu kadar rahatsız edici olması, zaten kişinin değerlerine ters düştüklerini gösterir.

Obsesif düşünceleri olan biri düşündüğü şeyi yapar mı?

Obsesyonlar, kişinin istemediği ve korktuğu düşüncelerdir; bir niyet ya da plan değildir. Bu düşünceleri yaşayan kişiler genellikle korktukları durumdan kaçınmak için büyük çaba harcar. Yine de her vaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Obsesyon ile OKB aynı şey midir?

Obsesyon tek bir belirtidir; istenmeyen ve tekrarlayan bir düşünce, imge ya da dürtüdür. Obsesif kompulsif bozukluk ise bu düşüncelerin kompulsiyonlarla birlikte ciddi zaman kaybı ve sıkıntıya yol açtığı bir ruhsal bozukluktur.

Düşünmemeye çalışmak neden işe yaramıyor?

Bir düşünceyi bastırmaya çalışmak, onu daha sık hatırlanır hale getirir. Tedavide amaç düşünceyi silmek değil, onunla farklı bir ilişki kurmak ve düşünceye verilen tehlike anlamını azaltmaktır.

Obsesyonlar tamamen geçer mi?

Uygun tedaviyle obsesyonların sıklığı ve yarattığı sıkıntı belirgin biçimde azalabiliyor. Bazı kişilerde stresli dönemlerde düşünceler yeniden belirebiliyor, ancak tedavide öğrenilen beceriler bu dönemleri yönetmeyi kolaylaştırır.

Sonuç

İnsan zihni her gün binlerce düşünce üretir ve bunların bir kısmı tuhaf, rahatsız edici, hatta korkunçtur. Obsesyonu sorun haline getiren, düşüncenin varlığı değil, ona yüklenen anlam ve ondan kurtulmak için verilen yorucu savaştır. Bu düşünceleri utanarak saklamak yerine bir uzmanla konuşmak, döngüyü gevşetmenin en sağlam yoludur. Obsesyonlar tanınabilen ve tedavi edilebilen belirtilerdir. Psikiyatriste başvurmayı erteleyip kendinizi daha fazla zorlamanıza gerek yok.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık