Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

İçsel Huzur ve Haz Arasındaki Fark

İçsel huzur ve haz farkını anlatan denge illüstrasyonu

İçsel huzur ile haz sıklıkla karıştırılır. İnsan doğal olarak iyi hissetmek ister. Keyif almak, rahatlamak, güzel bir yemek yemek, sevdiği bir müziği dinlemek, alışveriş yapmak, tatil planlamak, sosyal medyada gezinmek, başarı duygusu yaşamak ya da beğenilmek insana kısa süreli mutluluk verebilir. Bunlar hayatın doğal ve insani parçalarıdır.

Ancak iyi hissetmenin her biçimi aynı değildir. Bazı iyi hissetme halleri kısa sürelidir ve tekrarlandıkça daha fazlasını ister. Bazıları ise daha sessiz, daha derin ve daha kalıcıdır.

Bu noktada iki kavramı ayırmak önemlidir: haz ve içsel huzur.

Haz çoğu zaman hızlı gelir, güçlü hissedilir ve kısa sürer. İçsel huzur ise daha sakin, daha derin ve daha dengeli bir iyi oluş halidir. Haz bedeni ve zihni kısa süreli uyarır. Huzur ise insanın kendi içinde daha güvenli, daha dengeli ve daha bütün hissetmesiyle ilgilidir.

Haz Nedir?

Haz, kişinin hoşuna giden bir deneyimden aldığı kısa süreli keyif, doyum veya rahatlama hissidir. Güzel bir tat, cinsel doyum, eğlence, alışveriş, sosyal medya beğenisi, başarı, oyun, kumar, alkol, hızlı tüketim veya anlık rahatlama haz duygusu yaratabilir.

Haz kötü bir şey değildir. İnsan beyninin ödül sistemi hazla çalışır. Haz, yaşama isteğini, motivasyonu, öğrenmeyi ve sosyal bağları destekleyebilir. Sorun haz almak değil, hayatın ana düzenleyicisinin yalnızca haz haline gelmesidir.

Haz çoğu zaman şu özellikleri taşır:

Hızlı başlar.

Kısa süreli rahatlama sağlar.

Tekrar etme isteği doğurabilir.

Dış uyarana daha bağımlıdır.

Bazen ölçüsü kaçtığında pişmanlık yaratabilir.

Uzun vadeli ihtiyaçları gölgede bırakabilir.

Örneğin yoğun stres yaşayan bir kişi sosyal medyada uzun süre gezinerek kısa süre rahatlayabilir. Ancak bu rahatlama bittikten sonra zihinsel yorgunluk, zaman kaybı veya suçluluk hissi oluşabilir.

İçsel Huzur Nedir?

İçsel huzur, kişinin kendi içinde daha dengeli, daha güvende ve daha uyumlu hissettiği ruhsal durumdur. Huzur, sürekli mutlu olmak değildir. Huzurlu insan da üzülür, kaygılanır, öfkelenir, hayal kırıklığı yaşar. Ancak bu duygular içinde tamamen dağılmadan kalabilir.

  • İçsel huzur daha çok şu alanlarla ilişkilidir:
  • Kendini tanımak
  • Duygularını kabul edebilmek
  • Değerleriyle uyumlu yaşamak
  • Sınır koyabilmek
  • Suçluluk ve kaygıyla daha sağlıklı ilişki kurmak
  • Geçmişle daha barışık olmak
  • Geleceği kontrol etmeye çalışmadan yaşayabilmek
  • Kendine ve başkalarına daha gerçekçi bakabilmek
  • Hayatın eksik taraflarını inkâr etmeden yaşayabilmek

İçsel huzur, dış koşulların tamamen sorunsuz olması değildir. Daha çok kişinin kendi iç dünyasıyla savaşının azalmasıdır.

Haz ile İçsel Huzur Arasındaki Temel Fark

Haz daha çok “şu an iyi hissetmek” ile ilgilidir. İçsel huzur ise “kendimle ve hayatımla daha dengeli bir ilişki kurmak” ile ilgilidir.

Basit fark şu şekilde düşünülebilir:

Haz: “Şu an iyi hissetmek istiyorum.” İçsel huzur: “Kendimle kavga etmeden yaşayabilmek istiyorum.”

Haz anlık rahatlama sağlar. Huzur daha kalıcı bir iç denge oluşturur.

Haz genellikle dışarıdan gelen uyarana ihtiyaç duyar. Huzur ise kişinin iç kaynaklarıyla daha yakından ilişkilidir.

Haz bazen kaçış olabilir. Huzur çoğu zaman yüzleşme, kabul ve düzenleme gerektirir.

Haz Neden İçsel Huzurdan Daha Çekicidir?

Haz genellikle hızlıdır. İnsan zihni kısa yoldan rahatlamayı sever. Yorulduğumuzda, sıkıldığımızda, kaygılandığımızda veya boşluk hissettiğimizde hızlı haz kaynakları daha çekici hale gelir.

Bunun birkaç nedeni vardır.

1. Haz Hızlı Rahatlatır

Kaygılı, üzgün veya yorgun bir insan uzun vadeli çözümlerden önce hızlı rahatlama arayabilir. Telefonu eline almak, yemek yemek, alışveriş yapmak, dizi izlemek veya oyun oynamak kısa sürede duyguyu değiştirir.

Bu hızlı değişim beynin ödül sistemini uyarır. Kişi kısa süreliğine daha iyi hisseder.

Ancak hızlı rahatlama her zaman gerçek iyileşme anlamına gelmez.

2. Haz Daha Kolay Erişilebilirdir

Modern yaşam haz kaynaklarını çok kolay ulaşılabilir hale getirdi. Telefon, sosyal medya, online alışveriş, hazır yemek, oyunlar, kısa videolar ve sürekli bildirimler zihni devamlı uyarır.

Eskiden emek gerektiren birçok keyif bugün birkaç saniyede ulaşılabilir hale geldi. Bu durum kısa süreli hazları artırırken, derin doyumu azaltabilir.

3. Haz Duygusal Acıyı Geçici Olarak Bastırır

Bazı insanlar yalnızlık, sıkıntı, değersizlik, öfke veya kaygı hissettiğinde haz kaynaklarına yönelir. Bu durum kısa süreli rahatlama sağlar.

Ancak duygu işlenmediğinde tekrar geri gelir. Kişi yine haz arar. Böylece haz, duyguyu anlamanın değil, duygudan kaçmanın yolu haline gelebilir.

4. Haz Ölçülebilir ve Görünürdür

Haz çoğu zaman somuttur. Bir şey satın alırsınız, bir tat alırsınız, bir bildirim gelir, bir beğeni alırsınız, bir başarı elde edersiniz. Bu nedenle haz daha görünürdür.

İçsel huzur ise daha sessizdir. Reklamı yoktur. Hemen ölçülmez. Başkaları tarafından her zaman fark edilmez.

Modern kültür görünür olanı daha çok ödüllendirdiği için haz, huzurdan daha cazip hale gelebilir.

Haz Ne Zaman Sorun Haline Gelir?

Haz almak sağlıklıdır. Sorun, haz kişinin duygularını düzenlemenin tek yolu haline geldiğinde başlar.

Aşağıdaki durumlarda haz arayışı sorunlu hale gelebilir:

Kişi sıkıntı hissettiğinde hemen haz kaynağına yöneliyorsa

  • Haz sonrası sık sık suçluluk ve pişmanlık oluyorsa
  • Haz davranışı kontrol edilemez hale geliyorsa
  • Kişinin işi, ilişkileri veya sağlığı etkileniyorsa
  • Daha fazla uyarana ihtiyaç duyuluyorsa

Kişi boş kaldığında huzursuz olup hemen bir şeyle oyalanıyorsa

  • Haz artık keyif değil, zorunluluk gibi yaşanıyorsa
  • Duygusal sorunlar sürekli erteleniyorsa

Bu durumda haz artık yaşamı zenginleştiren bir deneyim olmaktan çıkar; kişinin duygulardan kaçma biçimine dönüşebilir.

İçsel Huzur Neden Daha Zordur?

İçsel huzur, hızlı haz kadar kolay elde edilmez. Çünkü huzur çoğu zaman kişinin kendi iç dünyasıyla daha dürüst bir ilişki kurmasını gerektirir.

  • Huzur için bazen şunlarla yüzleşmek gerekir:
  • Bastırılmış duygular
  • Geçmiş kırgınlıklar
  • Suçluluk
  • Kaygı
  • Kişisel sınırlar
  • Yanlış ilişkiler
  • Ertelenmiş kararlar
  • Değersizlik duygusu
  • Tükenmişlik
  • Gerçekçi olmayan beklentiler

Bu nedenle insan bazen huzur yerine hazza yönelir. Çünkü haz kısa vadede daha kolaydır. Huzur ise daha derin bir düzenleme ister.

İçsel Huzur Sürekli Mutluluk Değildir

İçsel huzur çoğu zaman yanlış anlaşılır. Huzurlu olmak, hiç kaygılanmamak veya hiç üzülmemek değildir. Böyle bir hayat mümkün değildir.

Huzur, duyguların yokluğu değil; duygularla daha sağlıklı ilişki kurabilmektir.

Huzurlu insan da hayal kırıklığı yaşar. Ancak her hayal kırıklığında kendini tamamen değersiz hissetmez. Huzurlu insan da kaygılanır. Ancak kaygının her dediğine inanmaz. Huzurlu insan da öfkelenir. Ancak öfkesini yıkıcı biçimde yönetmek zorunda kalmaz. Huzurlu insan da kayıp yaşar. Ancak yasını inkâr etmek yerine taşıyabilir.

Bu nedenle içsel huzur, sorunların bitmesi değil; sorunlar içinde daha dengeli kalabilme kapasitesidir.

Haz ve Huzur Hangi Psikiyatrik Durumlarla İlişkili Olabilir?

Haz ve huzur dengesi birçok ruhsal durumla ilişkilidir. Kişinin haz arayışı artmış, huzur kapasitesi azalmış veya duygusal denge bozulmuş olabilir.

Depresyon

Depresyonda kişi haz alma kapasitesini kaybedebilir. Buna anhedoni denir. Eskiden keyif veren şeyler artık keyif vermez. Kişi yalnızca mutsuz değil, içsel olarak donuk ve isteksiz hissedebilir.

Bazı kişiler depresyonda tamamen geri çekilirken, bazıları da iyi hissetmek için hızlı haz kaynaklarına daha fazla yönelebilir. Ancak bu hazlar kalıcı doyum sağlamayabilir.

Anksiyete Bozuklukları

Kaygı yaşayan kişiler hızlı rahatlama arayabilir. Sosyal medya, yemek, alışveriş, sürekli meşguliyet veya güvence arama kısa süreli rahatlatabilir.

Ancak kaygının kaynağı ele alınmadığında kişi sürekli rahatlama aramak zorunda kalır. Bu da içsel huzuru zayıflatabilir.

Bağımlılıklar ve Davranışsal Bağımlılıklar

Alkol, madde, kumar, oyun, sosyal medya, alışveriş veya pornografi gibi alanlarda haz arayışı kontrol edilemez hale geldiğinde bağımlılık riski ortaya çıkabilir.

Bağımlılıkta kişi başlangıçta haz ararken, zamanla yalnızca kötü hissetmemek için davranışı sürdürmeye başlayabilir. Bu noktada haz azalır, mecburiyet artar.

Dürtüsellik ve Erişkin DEHB

Erişkin DEHB’de hızlı ödül arayışı, sıkılmaya tahammülsüzlük ve dürtüsel davranışlar görülebilir. Kişi uzun vadeli huzur sağlayacak düzenlemeler yerine kısa vadeli hazlara yönelebilir.

Bu durum erteleme, dağınıklık, plansız harcama, aşırı ekran kullanımı veya ilişki sorunlarıyla birlikte görülebilir.

Tükenmişlik

Tükenmişlik yaşayan kişilerde içsel huzur kapasitesi azalabilir. Kişi sürekli yorgun olduğu için kısa süreli hazlara daha fazla ihtiyaç duyabilir.

Ancak dinlenme yerine sürekli uyarılma aramak, tükenmişliği daha da artırabilir.

Obsesif Özellikler

Obsesif özellikleri olan kişiler huzuru çoğu zaman kontrolle karıştırabilir. Her şey düzenli, net ve garantili olduğunda huzurlu olacaklarını düşünebilirler.

Ancak hayatın tamamen kontrol edilememesi, huzuru sürekli erteler. Bu durumda kişi gerçek huzur yerine kontrol yoluyla rahatlama arar.

Haz Peşinde Koşmak Neden Bazen Huzuru Azaltır?

Haz tek başına huzuru bozmaz. Hatta sağlıklı hazlar yaşam kalitesini artırır. Ancak kişi sürekli haz peşinde koşarsa bazı sorunlar oluşabilir.

1. Doyum Eşiği Yükselir

Sürekli güçlü uyarana maruz kalan zihin, zamanla daha fazla uyarana ihtiyaç duyabilir. Daha uzun ekran süresi, daha fazla alışveriş, daha yoğun eğlence, daha sık tüketim gerekebilir.

Bu durumda basit şeylerden keyif almak zorlaşabilir.

2. Duygular İşlenmeden Kalır

Haz duygusal acıyı sürekli bastırmak için kullanılıyorsa, asıl duygu işlenmeden kalır. Kişi sıkıntısını anlamak yerine sürekli oyalayabilir.

Bu, içsel huzuru zayıflatır. Çünkü huzur, duyguların bastırılmasıyla değil, anlaşılmasıyla gelişir.

3. Pişmanlık ve Suçluluk Artar

Haz davranışı kişinin değerleriyle çelişiyorsa sonrasında suçluluk oluşabilir.

Örneğin kişi dinlenmek için sosyal medyaya girer ama saatler geçirir. Rahatlamak için alışveriş yapar ama borçlanır. Stresini azaltmak için yer ama sonra kendine kızar.

Bu döngü hazdan sonra huzur değil, suçluluk doğurur.

4. Kişi Kendi Değerlerinden Uzaklaşır

Haz kısa vadeli isteklere odaklanır. Huzur ise çoğu zaman değerlerle uyumlu yaşamdan beslenir.

Kişi sürekli anlık isteklerin peşinden giderse, uzun vadede önem verdiği şeylerden uzaklaşabilir: sağlık, ilişkiler, üretkenlik, anlam, sadelik, aile, öğrenme, manevi değerler veya kişisel gelişim gibi.

İçsel Huzur Nasıl Gelişir?

İçsel huzur tek bir teknikle kazanılmaz. Daha çok kişinin yaşam biçimi, düşünce kalıpları, ilişkileri, değerleri ve duygularıyla kurduğu ilişkiyle gelişir.

1. Duyguları Bastırmak Yerine Tanımak

Huzur, duyguları susturmak değildir. Duyguları fark etmek, isimlendirmek ve anlamaktır.

  • Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
  • “Şu an gerçekten ne hissediyorum?”

Cevap bazen kaygı, bazen öfke, bazen yalnızlık, bazen suçluluk, bazen de yorgunluk olabilir.

Duygunun adını koymak, onu yönetmenin ilk adımıdır.

2. Kısa Vadeli Haz ile Uzun Vadeli İyiliği Ayırmak

Bir davranış kısa vadede iyi hissettirebilir; ama uzun vadede iyi gelmeyebilir.

  • Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
  • “Bu bana şu an mı iyi geliyor, yoksa hayatıma genel olarak mı iyi geliyor?”

Bu soru haz ve huzur arasındaki farkı anlamada çok önemlidir.

3. Değerlerle Uyumlu Yaşamak

İçsel huzur, kişinin kendi değerleriyle uyumlu yaşamasıyla güçlenir. Değerler; insanın nasıl biri olmak istediğini, neye önem verdiğini ve hayatını hangi yöne taşımak istediğini gösterir.

Örneğin kişinin değerleri arasında aile, dürüstlük, sağlık, üretkenlik, sadelik, öğrenme, yardım etmek veya maneviyat olabilir.

Değerlerle uyumlu yaşamak her zaman kolay değildir. Ancak uzun vadede içsel dengeyi destekler.

4. Sınır Koyabilmek

Sınır koyamayan insanın huzuru kolay bozulur. Çünkü sürekli başkalarının beklentilerine göre yaşamak, kişinin kendi iç düzenini zayıflatır.

Hayır diyebilmek, dinlenmeye izin vermek, kendi zamanını korumak ve başkalarının duygularını tamamen üstlenmemek içsel huzur için önemlidir.

5. Basit Keyifleri Geri Kazanmak

Haz yalnızca yüksek uyarandan ibaret değildir. Basit keyifler de insanı besleyebilir:

  • Yürüyüş
  • Sessizlik
  • Çay içmek
  • Güzel bir sohbet
  • Doğada zaman geçirmek
  • Kitap okumak
  • Çocukla oyun oynamak
  • Müzik dinlemek
  • Yemek yaparken acele etmemek
  • Gün batımını izlemek

Basit keyifler, hızlı haz kadar güçlü uyarmaz; fakat daha sakin bir doyum verebilir.

6. Kendine Karşı Daha Az Savaşmak

İçsel huzurun önemli kaynaklarından biri kişinin kendisiyle kavgasının azalmasıdır.

Kişi sürekli kendini eleştiriyor, geçmiş kararlarını suçluyor, geleceği kontrol etmeye çalışıyor ve duygularını bastırıyorsa huzur zorlaşır.

Kendine daha gerçekçi ve şefkatli bakabilmek huzuru destekler.

7. Bedenle Bağı Güçlendirmek

Huzur yalnızca zihinsel bir durum değildir. Beden de huzurun parçasıdır. Uyku, beslenme, hareket, nefes, kas gerginliği ve bedensel sağlık ruhsal dengeyi etkiler.

Düzenli uyku, hafif egzersiz, ekran molaları, nefes farkındalığı ve bedensel gevşeme çalışmaları içsel huzuru destekleyebilir.

Hazdan Vazgeçmek Gerekir mi?

Hayır. Amaç hazdan vazgeçmek değildir. Haz, hayatın doğal ve gerekli bir parçasıdır. Amaç, haz ile huzur arasındaki dengeyi kurabilmektir.

Sağlıklı haz; hayatı zenginleştirir, bedene ve ruha keyif verir, ilişkileri güçlendirir. Sorunlu haz; duygulardan kaçmak, boşluğu bastırmak veya kontrol kaybını sürdürmek için kullanılır.

Bu nedenle soru “Haz kötü müdür?” değildir.

  • Daha doğru soru şudur:
  • “Bu haz beni hayatıma yaklaştırıyor mu, yoksa hayatımdan uzaklaştırıyor mu?”

Ne Zaman Psikiyatriste Başvurmak Gerekir?

Haz arayışı, içsel huzursuzluk veya duygusal denge sorunları günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek almak yararlı olabilir.

Aşağıdaki durumlarda bir psikiyatri uzmanından değerlendirme almak uygun olabilir:

  • Kişi hayattan keyif alamıyorsa
  • Eskiden zevk aldığı şeyler artık zevk vermiyorsa
  • Hızlı haz kaynakları kontrol edilemez hale geldiyse

Alkol, madde, kumar, oyun, alışveriş veya ekran kullanımı artmışsa

Haz sonrası yoğun suçluluk ve pişmanlık yaşanıyorsa

Sürekli iç huzursuzluk, boşluk veya anlamsızlık hissi varsa

  • Uyku, iştah veya enerji düzeyi bozulduysa
  • Kaygı, panik veya depresif belirtiler eşlik ediyorsa
  • Kişi sürekli kaçış davranışlarına yöneliyorsa
  • Yaşamdan keyif almakla suçluluk iç içe geçmişse

Psikiyatrik değerlendirme, haz arayışı ile içsel huzursuzluğun depresyon, anksiyete, bağımlılık, erişkin DEHB, tükenmişlik veya başka bir ruhsal durumla ilişkili olup olmadığını anlamaya yardımcı olabilir.

Psikiyatrik Değerlendirmede Neler Ele Alınır?

İçsel huzursuzluk veya aşırı haz arayışı nedeniyle başvuran bir kişide psikiyatrist yalnızca davranışa değil, davranışın arkasındaki ruhsal zemine bakar.

  • Görüşmede şu alanlar ele alınabilir:
  • Kişinin ne zamandır huzursuz hissettiği
  • Hayattan keyif alma düzeyi
  • Depresyon belirtileri
  • Kaygı düzeyi
  • Uyku, iştah ve enerji durumu
  • Alkol, madde, kumar veya ekran kullanımı
  • Dürtüsellik
  • Erişkin DEHB belirtileri
  • Tükenmişlik belirtileri
  • İlişkiler ve sosyal destek
  • Kendilik değeri
  • Suçluluk ve boşluk hissi
  • Bedensel hastalıklar
  • Kullanılan ilaçlar
  • Kişinin yaşam değerleri ve hedefleri

Bu değerlendirme, kişinin yalnızca “haz peşinde” olup olmadığını değil, hangi duygusal ihtiyacı düzenlemeye çalıştığını anlamaya yardımcı olur.

İçsel Huzur ve Haz Dengesinde Tedavi Yöntemleri

Tedavi kişinin yaşadığı belirtilerin niteliğine göre değişir. Her durumda aynı yaklaşım uygun değildir.

Psikoeğitim

Psikoeğitim, kişinin haz ile huzur arasındaki farkı anlamasına yardımcı olur. Kişi kısa süreli rahatlama ile uzun vadeli iyi oluş arasındaki ayrımı daha net fark eder.

Bu farkındalık, davranış değişikliği için önemli bir başlangıçtır.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi, kişiyi haz davranışlarına yönelten düşünce ve duygu döngülerini ele almada yararlı olabilir.

  • Örneğin:
  • “Şu an rahatlamazsam dayanamam.”
  • “Sıkıntı hissetmemeliyim.”
  • “Bugün kötü geçti, bunu hak ettim.”
  • “Biraz daha iyi hissetmek için bunu yapmalıyım.”
  • “Duygularımla kalamam.”

Bu düşünceler daha gerçekçi biçimde ele alınabilir. Kişinin kısa vadeli rahatlama yerine uzun vadeli iyi oluşa yönelmesi desteklenir.

Şema Terapi

Şema terapi, özellikle duygusal yoksunluk, kusurluluk, onay arayıcılık, yüksek standartlar, kendini feda ve yetersiz özdenetim gibi derin kalıpları anlamada yararlı olabilir.

Kişi haz arayışının yalnızca alışkanlık değil, bazı temel duygusal ihtiyaçlarla ilişkili olduğunu fark edebilir.

Bağımlılık Tedavisi

Haz arayışı alkol, madde, kumar, oyun, alışveriş veya ekran kullanımı gibi alanlarda kontrol kaybına dönüşmüşse bağımlılık açısından değerlendirme gerekir.

Bu durumda tedavi; psikiyatri takibi, psikoterapi, davranışsal düzenlemeler, aile desteği ve gerekli durumlarda ilaç tedavisini içerebilir.

Depresyon, Anksiyete ve DEHB Tedavisi

Haz alma kapasitesinde azalma, sürekli huzursuzluk, dürtüsellik veya hızlı ödül arayışı depresyon, anksiyete veya erişkin DEHB ile ilişkiliyse tedavi bu durumlara göre planlanır.

Psikoterapi, yaşam düzenlemeleri ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi değerlendirilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Haz kötü bir şey midir?

Hayır. Haz insan yaşamının doğal ve sağlıklı bir parçasıdır. Sorun, haz arayışının kontrol edilemez hale gelmesi veya kişinin duygularından kaçmak için tek yöntem haline gelmesidir.

İçsel huzur sürekli mutlu olmak mıdır?

Hayır. İçsel huzur hiç üzülmemek veya hiç kaygılanmamak değildir. Duygularla daha dengeli ilişki kurabilmek ve kişinin kendi içinde daha az savaş yaşamasıdır.

Neden kısa süreli hazlar beni rahatlatıyor ama sonra kötü hissediyorum?

Çünkü bazı haz davranışları kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede suçluluk, pişmanlık, zaman kaybı veya kontrol kaybı yaratabilir. Bu durumda haz, gerçek ihtiyaçları karşılamıyor olabilir.

Sosyal medya haz mı verir, huzur mu?

Sosyal medya kısa süreli haz ve uyarılma sağlayabilir. Ancak kullanım şekline göre kişide yorgunluk, karşılaştırma, değersizlik veya huzursuzluk da oluşturabilir.

İçsel huzur nasıl kazanılır?

Duyguları tanımak, değerlerle uyumlu yaşamak, sınır koymak, bedensel bakımı önemsemek, basit keyifleri fark etmek, kendine daha gerçekçi bakmak ve gerekirse psikoterapi desteği almak içsel huzuru destekleyebilir.

Haz arayışı bağımlılığa dönüşebilir mi?

Evet. Özellikle kişi davranışı kontrol edemiyor, bırakmakta zorlanıyor, daha fazlasına ihtiyaç duyuyor ve işlevselliği bozuluyorsa bağımlılık açısından değerlendirme gerekir.

Sonuç

Haz ve içsel huzur birbirinin düşmanı değildir. İnsan hem keyif alabilir hem de huzurlu bir yaşam kurabilir. Ancak yalnızca kısa süreli hazların peşinden gitmek, uzun vadede içsel dengeyi zayıflatabilir.

Haz hızlıdır; huzur daha derindir. Haz uyarır; huzur dengeler. Haz bazen kaçırır; huzur yüzleştirir. Haz anlıktır; huzur yaşam biçimiyle ilişkilidir.

İçsel huzur, hayatın tamamen sorunsuz olması değildir. Kişinin kendi duygularıyla, sınırlarıyla, değerleriyle ve gerçekliğiyle daha sağlıklı bir ilişki kurabilmesidir.

Eğer haz arayışı kontrol edilemez hale geliyor, içsel huzursuzluk uzun sürüyor, keyif alamama, kaygı, depresif belirtiler, bağımlılık davranışları veya boşluk hissi eşlik ediyorsa bir psikiyatri uzmanından değerlendirme almak yararlı olabilir.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu Psikiyatrist & Psikoterapist Doktor Psikiyatri

Yukarı çık