Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Deprem Sonrası Ruh Sağlığı: Aradan Yıllar Geçtiğinde

Deprem sonrası ruh sağlığı açısından yeniden başlangıcı simgeleyen, sabahın ilk ışıklarında genç ağaçlarla çevrili yeni bir mahalle sokağı ve boş bir bank

Bir depremin ardından insanlar binaları yeniden yapar, yolları açar; hayat dışarıdan bakıldığında normale döner. Ancak bazı insanlar için iç dünyadaki sarsıntı aynı hızla geçmez. Yıllar sonra bile sıradan bir ayrıntı bedeni bir anda alarma geçirebiliyor. Bir kapının çarpması, bir kamyonun geçerken titrettiği cam ya da şubat ayının yaklaşması buna örnektir. Bu yazıda deprem sonrası ruh sağlığı konusunu ele alıyorum. Zaman geçtiği halde süren ruhsal belirtileri ve bunların neden kalıcı hale gelebildiğini anlatıyorum. Ayrıca hangi durumda yardım almak gerektiğine değiniyorum.

Deprem yaşayan herkes ruhsal bir hastalık geliştirir mi?

Hayır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre afet ve kriz yaşayan insanların neredeyse tamamı bir süre yoğun sıkıntı yaşar. Bu sıkıntı çoğu kişide zamanla hafifler. Uykusuzluk, tetikte olma, olayı tekrar tekrar düşünme ve ani ağlama krizleri ilk haftalarda olağan tepkilerdir. Bunlar tek başına bir hastalık anlamına gelmez.

Bununla birlikte azımsanmayacak bir grup için belirtiler geçmez. Bir meta-analiz, deprem sonrası çalışmaları bir araya getirmiştir. Analiz, depremzedelerin yaklaşık dörtte birinde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) saptandığını göstermiştir. 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında Türkiye’de yapılan çalışmaları ise bir derleme incelemiştir. Bu derlemede ilk yıl içindeki olası TSSB oranları daha da yüksek çıkmıştır. Bu rakamlar korkutmak için değil, yaşanan zorluğun bireysel bir zayıflık olmadığını göstermek için önemlidir.

Deprem sonrası ruh sağlığı: Aradan yıllar geçtiği halde neden hâlâ etkileniyorum?

Bu soruya önemli bir yanıt, 1999 Marmara depremi sonrasında yapılan bir çalışmadan geliyor. Araştırmacılar hayatta kalanları on yıl boyunca izledi. TSSB oranları ilk iki yılda belirgin biçimde azalmıştır. Ancak ikinci yılın sonunda devam eden belirtiler on yıl sonra da büyük ölçüde aynı kalmıştır. Yani “zamanla geçer” beklentisi pek çok kişi için doğrudur. Ama iki yıl geçtiği halde süren belirtilerin kendiliğinden kaybolma olasılığı azalır.

Aynı çalışmada araştırmacılar, uzun vadeli seyri en iyi öngören belirtinin kaçınma olduğunu gördü. Depremi hatırlatan yerlerden, konuşmalardan, haberlerden uzak durmak kısa vadede rahatlatır. Ancak bu tutum anının işlenmesini engeller. Korkunun sabitlenmesine yol açması da mümkündür. Bu nedenle “hiç konuşmuyorum, iyiyim” hali her zaman iyileşme anlamına gelmez.

Yıllar sonra hangi belirtilerle karşılaşırız?

Deprem sonrası ruh sağlığı üzerindeki uzun süren etkiler her zaman o anın hatırlanması biçiminde ortaya çıkmaz. Sık karşılaşılan tablolar şunlardır:

  • Yeniden yaşama: İstemeden gelen görüntüler, kâbuslar, en küçük sallantıda kalp çarpıntısı ve donup kalma.
  • Sürekli tetikte olma: Kapıya yakın oturma, ayakkabıyla uyuma, binaların çatlaklarını kontrol etme. Hafif ve kesintili uyku.
  • Kaçınma ve daralma: Yüksek katlardan, kapalı mekânlardan ya da belirli şehirlerden uzak durma. Geleceğe dair plan yapamama.
  • Depresyon ve süregen yas: Kaybedilen yakınlara duyulan özlemin yıllar sonra da günlük yaşamı yönlendirmesi. Suçluluk ve anlamsızlık duygusu.
  • Bedensel belirtiler: Açıklanamayan baş ve mide ağrıları, yorgunluk, alkol veya sakinleştirici kullanımında artış.

Depremin kendisi kadar ardından gelenler de neden önemlidir?

Deprem tek bir anda olur, ama kayıplar uzun bir zincir halinde sürer. Ev, iş, okul, mahalle ve alıştığımız hayat ritmi bu zincirin halkalarıdır. Araştırmalar, bazı etkenlerin deprem sonrası ruh sağlığı belirtilerini ağırlaştırdığını göstermektedir. Kadın olmak, yakın kaybı ve evin yıkılması bunlardan bazılarıdır. Yerinden edilme, iş kaybı ve sosyal desteğin azlığı da bu etkenler arasındadır. Kahramanmaraş depremleri sonrasında bazı çalışmalarda TSSB oranları ilk yılın sonunda azalmak yerine yüksek seyretmiştir. Araştırmacılar bunu süren göç ve geçim zorluklarıyla ilişkilendirmiştir.

Başka bir şehre taşınmak her zaman güvende hissetmek anlamına gelmez. Kişi yeni bir yerde kök salmaya çalışırken geride kalanların yasını da tutar. Bu durum, insanı hem burada hem orada yaşar hâle getirebiliyor.

Yıldönümleri ve küçük sarsıntılar neden bu kadar zorlar?

Beyin tehlikeyle ilişkili ipuçlarını çok güçlü biçimde öğrenir. Yıldönümleri ve medyada tekrar edilen görüntüler, bedenin “alarm” sistemini yeniden harekete geçirebiliyor. Mevsim ve hatta günün saati de aynı etkiyi yaratabilir. Deprem kuşağında yer alan bölgelerde zaman zaman küçük sarsıntılar olur. Geçmişte büyük bir deprem yaşamış biri için bunlar her zaman sıradan bir olay değildir. Bu tepkiler yaşanınca kendinizi “abartıyorum” diye suçlamayın. Bunun yerine onları geçmişin bedende bıraktığı izler olarak tanımak daha yardımcı olur.

Deprem sonrası ruh sağlığı sorunlarının tedavisi mümkün mü?

Evet. Yıllar sonra başvurmak tedavinin işe yaramayacağı anlamına gelmez. Uluslararası kılavuzlar TSSB için ilk sırada travma odaklı bilişsel davranışçı terapiyi ve EMDR’yi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) önerir. Eşlik eden depresyon, kaygı ya da uyku sorunları varsa ilaç tedavisini de plana eklemek mümkündür.

Hekim, psikiyatrik ilaçları kişinin durumuna göre değerlendirir. İlaçları kendi kendinize başlatmayın, dozunu değiştirmeyin ya da bırakmayın. Uyumak için sakinleştiricilere uzun süre başvurmak kısa vadede rahatlatsa da sorunu çözmez. Bu konuyu da hekiminizle konuşmanız önemlidir.

Ne zaman profesyonel destek almalısınız?

  • Belirtiler aylardır, hatta yıllardır sürüyorsa ya da her yıldönümünde belirgin biçimde ağırlaşıyorsa,
  • Kaçınmalar yaşam alanınızı daraltıyor, işinizi veya ilişkilerinizi etkiliyorsa,
  • Uykunuz uzun süredir bozuksa,
  • Yasınız zamanla hafiflemek yerine günlük yaşamınızı yönetmeye devam ediyorsa,
  • Sıkıntıyla baş etmek için alkol ya da sakinleştirici kullanımınız arttıysa,
  • Çocuğunuzda içe kapanma, okul başarısında düşüş veya yalnız kalamama gibi değişiklikler sürüyorsa.

Deprem sonrası ruh sağlığı sürecinde zorluklar karşısında dayanıklılığı anlatan “Rezilyans: Zorluklar Karşısında Ruhsal Dayanıklılık Nasıl Gelişir?” yazısına göz atabilirsiniz. Ayrıca EMDR’yi anlatan yazı da yol gösterici olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Depremden yıllar sonra TSSB’nin ilk kez başlaması mümkün mü?

Belirtilerin olaydan uzun süre sonra ilk kez ortaya çıkması mümkündür, ancak bu seyrek bir durumdur. Daha sık karşılaştığımız durum farklıdır. Belirtiler başından beri vardır ama fark edilmemiş ya da bastırılmıştır. Sonra bir tetikleyici onları belirgin hale getirir.

Deprem bölgesinde değildim ama haberlerden çok etkilendim. Bu normal mi?

Afet görüntülerine uzun süre maruz kalmak, doğrudan deprem yaşamamış kişileri de etkileyebiliyor. Bu kişilerde de kaygı, uykusuzluk ve çökkünlük ortaya çıkabilir. Haberleri izleme süresini sınırlamak yardımcı olur. Belirtiler sürüyorsa bir değerlendirme yaptırmanız gerekir.

Yıldönümü yaklaşırken kendimi kötü hissetmem geriye gittiğim anlamına mı gelir?

Hayır. Yıldönümü tepkileri oldukça yaygındır ve çoğu zaman geçicidir. Bu dönemi önceden planlamak, yalnız kalmamak ve gerekirse destek almak bu tepkileri hafifletir.

Yakınımı depremde kaybettim, yasım neden bitmiyor?

Ani ve toplu kayıplarda yasın daha uzun ve karmaşık bir seyir izlemesi mümkündür. Yas yıllar sonra da günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlıyorsa “uzamış yas bozukluğu” açısından değerlendirme gerekir. Bu durumun tedavisi de mümkündür.

Yıllar sonra tedaviye başlamak işe yarar mı?

Evet. Travma odaklı terapiler, belirtilerin üzerinden uzun süre geçmiş kişilerde de etkili olabilmektedir. Deprem sonrası ruh sağlığı sorunlarında başvurmak için “çok geç” diye bir zaman yoktur.

Sonuç

Deprem sonrası ruh sağlığı açısından geçen zaman, herkes için aynı anlama gelmez. Çoğu insan zamanla kendini toparlar; bir kısmı ise sessizce taşımaya devam eder. Yıllar sonra hâlâ zorlanıyor olmak bir zayıflık değil, yaşanan şeyin büyüklüğünün göstergesidir. Doğru değerlendirme ve uygun tedaviyle bu yükü hafifletmek mümkündür.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık