Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

EMDR Nedir, Nasıl Çalışır?

Gün ışığı alan sakin bir terapi odasında birbirine dönük iki koltuk, aralarındaki küçük sehpada bir bardak su ve kapalı bir defter, yeşil bitkiler

Aradan aylar, hatta yıllar geçse de bazı travmatik anılar ilk günkü canlılığıyla geri gelebiliyor. Bir koku, bir ses ya da bir görüntü insanı bir anda o âna geri götürür. EMDR, bu tür “donup kalmış” anıların işlenmesine yardımcı olmak için tasarlanan bir psikoterapi yöntemidir. Üstelik araştırmacılar bu yöntemi çok sayıda çalışmada inceledi. Bu yazıda EMDR’nin ne olduğunu ve bir seansta neler yaşandığını anlatıyorum. Ayrıca bilimsel kanıtların ne söylediğini ve yöntemin kimler için uygun olduğunu sade bir dille aktarıyorum.

EMDR tam olarak nedir?

EMDR, İngilizce “Eye Movement Desensitization and Reprocessing” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede buna “Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme” diyoruz. Yöntemi 1980’lerin sonunda Amerikalı psikolog Francine Shapiro geliştirdi. Temel kullanım alanı travma sonrası stres bozukluğudur (TSSB).

EMDR’de kişi, rahatsız edici anıyı kısa süreler aklında tutar. Aynı zamanda terapistin yönlendirdiği iki yönlü bir uyarana dikkatini verir. Bu çoğunlukla terapistin parmağını sağa sola hareket ettirmesini gözle takip etmektir. Terapist bazen dizlere dönüşümlü hafif dokunuşlar ya da kulaklıktan sırayla gelen sesler kullanır. Bu uygulamaya “iki yönlü (bilateral) uyarım” diyoruz.

Travmatik anılar neden geçmişte kalmaz?

Yaşadığımız olayların çoğunu zamanla sindiririz: hatırlarız ama aynı yoğunlukla hissetmeyiz. Ağır bir travmada ise anı adeta işlenmeden saklanır. Olay anındaki korku, beden duyumları ve “tehlikedeyim” inancı da onunla birlikte kalır. Bu yüzden yıllar sonra tetiklendiğinde kişi onu bir hatıra gibi değil, şimdi oluyormuş gibi yaşar.

EMDR’nin dayandığı modele göre beynin doğal bir bilgi işleme kapasitesi vardır. Model ayrıca terapinin bu işlemenin önündeki tıkanıklığı açmaya yardımcı olduğunu öne sürer. Amaç olayı unutturmak değildir. Amaç, anının hatırlanmaya devam etmesi ama artık bugünü yönetmemesidir. Bazen olayla birlikte “Ben güçsüzüm” gibi bir inanç da yerleşir. Terapi, bunun yerine “O an elimden geleni yaptım, şimdi güvendeyim” gibi daha gerçekçi bir değerlendirmeyi hedefler.

Bir EMDR seansında neler olur?

EMDR belirli bir yapısı olan bir tedavidir ve sekiz aşamada ilerler. Bu aşamaları hasta açısından şöyle özetleyebiliriz:

  • Değerlendirme ve hazırlık: Terapist yaşam öykünüzü, belirtilerinizi ve hangi anıların ele alınacağını sizinle birlikte belirler. Yoğun duygularla baş etmek için sakinleşme becerileri üzerinde birlikte çalışırsınız. Bu aşama bazen birkaç seans sürer ve atlanmaması önemlidir.
  • Hedef anının belirlenmesi: Anının en rahatsız edici görüntüsünü ve onunla ilişkili olumsuz inancı netleştirirsiniz. Ayrıca duyguları ve bunların bedende nerede hissedildiğini belirlersiniz.
  • İşleme: Kişi anıya kısa süre odaklanırken terapist iki yönlü uyarım setleri uygular. Her setten sonra kısa bir mola verirsiniz. Ardından terapist “Şimdi aklınıza ne geliyor?” gibi basit bir soru sorar. Sizden ayrıntılı bir anlatım beklemez.
  • Güçlendirme ve beden taraması: Rahatsızlık azaldığında terapist olumlu inancı pekiştirir ve bedende kalan gerginliği kontrol eder.
  • Kapanış ve yeniden değerlendirme: Terapist her seansı, kişinin dengede ayrılacağı şekilde kapatır. Bir sonraki seansta önceki çalışmanın etkisini birlikte gözden geçirirsiniz.

Seanslar arasında bazı anıların ya da rüyaların canlanması mümkündür. Bu durum olağandır ve bunu terapistinizle paylaşmanız gerekir.

Göz hareketleri gerçekten işe yarıyor mu?

EMDR’nin en çok tartışılan yönü budur. Öne çıkan açıklamalardan biri “çalışan bellek” kuramıdır. Zihnin aynı anda tutabileceği bilgi miktarı sınırlıdır. Kişi anıyı hatırlarken göz hareketi gibi ikinci bir işe de dikkat verir. Böylece anının canlılığı ve duygusal yükü azalabilmektedir. Anı yeniden belleğe kaydedilirken bu daha hafif hâliyle saklanır.

2013’te yayımlanan bir meta-analiz, göz hareketlerinin EMDR tedavisine orta düzeyde ek katkı sağladığını bildirmiştir. Aynı analize göre laboratuvar çalışmalarında ise etki daha belirgindir. Yine de mekanizma tam olarak çözülmüş değildir ve araştırmalar sürmektedir. Klinik açıdan önemli olan, yöntemin bir bütün olarak etkili bulunmasıdır.

Bilimsel kanıtlar ne söylüyor?

Dünya Sağlık Örgütü 2013’te stresle ilişkili durumlar için bir kılavuz yayımlamıştır. Bu kılavuz, çocuk, ergen ve erişkinlerde TSSB tedavisi için önerdiği yöntemler arasında EMDR’yi saymıştır. Aynı listede ayrıca travma odaklı bilişsel davranışçı terapi yer alır. Kılavuz, EMDR’nin olayın ayrıntılı anlatımını ve ev ödevini gerektirmemesini bir fark olarak not eder.

İngiltere’nin ulusal klinik kılavuzu NICE de erişkinler için EMDR önerir. Bu öneri, savaş dışı bir travmanın üzerinden üç aydan uzun süre geçen ve TSSB belirtileri devam eden kişiler içindir. Kılavuza göre tedavi genellikle 8–12 seans sürer; birden çok travmada bu süre uzayabiliyor.

Cochrane’in 2013 tarihli sistematik derlemesi kronik TSSB’yi ele almıştır. Derlemeye göre travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ile EMDR, tedavi sonunda benzer etkinlik göstermiştir. Amerikan Psikoloji Derneği ise EMDR’yi “koşullu öneri” düzeyinde değerlendirmiş, yeni çalışmalarla bu düzeyin yükselebileceğini belirtmiştir. Kısacası EMDR, TSSB tedavisinde kanıta dayalı seçeneklerden biridir; tek seçenek değildir.

EMDR kimler için uygundur?

EMDR’nin en güçlü kanıtı TSSB içindir. TSSB, kaza, deprem, saldırı, ani kayıp ya da zor bir doğum gibi deneyimlerin ardından ortaya çıkar. Başlıca belirtiler tekrar eden anılar, kâbuslar, kaçınma ve sürekli tetikte olma hâlidir. Klinisyenler EMDR’yi kaygı bozuklukları, depresyon ve bağımlılık gibi alanlarda da kullanır. Ancak bu alanlardaki kanıtlar henüz daha sınırlıdır.

Bazı durumlarda anıların işlenmesine geçmeden önce hazırlık ve dengelemeye daha fazla zaman ayırmak gerekir. Örneğin belirgin dissosiyatif belirtiler (kendinden ya da çevreden kopma hissi) bu gruba girer. Aktif alkol veya madde kullanımı ile yoğun intihar düşünceleri de bu gruptadır. Yaşamı alt üst eden güncel bir kriz ya da çocuklukta uzun süre tekrarlayan travmalar listeyi tamamlar. Bu nedenle EMDR’ye başlamadan önce kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirme şarttır. Ayrıca yöntemi bu alanda eğitim almış bir klinisyenin uygulaması gerekir.

EMDR’yi psikiyatrik ilaç tedavisiyle birlikte sürdürmek mümkündür. Terapiye başladınız diye kullandığınız ilaçları kendi kendinize bırakmayın ya da değiştirmeyin. Bunun yerine ilaçla ilgili her kararı hekiminizle birlikte verin.

Ne zaman profesyonel destek almalısınız?

Zor bir olaydan sonraki ilk haftalarda yaşanan sıkıntılar çoğu zaman doğal tepkilerdir. Birçok kişide bu tepkiler zamanla hafifler. Şu durumlarda bir uzmana başvurmak yerinde olur:

  • Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ya da giderek ağırlaşıyorsa,
  • Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya konuşmalardan sürekli kaçıyorsanız,
  • Uykunuz, işiniz ya da ilişkileriniz belirgin biçimde etkileniyorsa,
  • Sıkıntıyla baş etmek için alkole ya da maddeye yöneliyorsanız,
  • Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen kendinizi “hâlâ orada” hissediyorsanız.

Deprem, trafik kazası ya da ani bir kayıp sonrası bu belirtileri taşıyan pek çok kişinin yardım almayı yıllarca ertelediğini görüyorum. Erken bir değerlendirme, hangi tedavinin size uygun olduğunu netleştirir. Kime başvuracağınızdan emin değilseniz “Kime Başvurmalıyım? Psikiyatrist mi, Psikolog mu?” yazısına göz atabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

EMDR bir tür hipnoz mudur?

Hayır. EMDR sırasında kişi tamamen uyanıktır ve ne olduğunun farkındadır. Ayrıca istediği an süreci durdurma hakkı vardır. Seans boyunca kontrol danışandadır.

EMDR tedavisi kaç seans sürer?

Tek bir travmaya bağlı TSSB’de tedavi genellikle 8–12 seans civarındadır. Ancak birden fazla travma, eşlik eden başka sorunlar ya da uzun hazırlık ihtiyacı bu süreyi uzatabiliyor.

Yaşadığım travmayı ayrıntılı anlatmak zorunda mıyım?

Hayır. EMDR’de anının ayrıntılı biçimde anlatılması gerekmez; kısa bir tarif çoğu zaman yeterlidir. Bu özellik, yaşadıklarını yüksek sesle anlatmakta zorlanan kişiler için önemli bir kolaylıktır.

EMDR’nin yan etkisi var mıdır?

Seans sırasında ve sonrasında geçici duygusal yoğunluk ya da yorgunluk yaşayabilirsiniz. Canlı rüyalar görmek ya da yeni anıların akla gelmesi de mümkündür. Bu tepkiler genellikle kısa sürer; yine de bunları terapistinizle paylaşın.

EMDR’yi online olarak almak mümkün mü?

Uygun koşullarda EMDR’yi çevrim içi olarak da uygulamak mümkündür. Ancak bu kararı kişinin durumuna göre veririz. Belirgin dissosiyasyon ya da kriz riski bulunan kişilerde yüz yüze çalışma genellikle daha uygundur.

Sonuç

EMDR, travmatik anıların yükünü hafifletmeyi amaçlayan bir psikoterapi yöntemidir. Aynı zamanda uluslararası kılavuzlarda yer alır ve bilimsel araştırmaların konusudur. Göz hareketleri yöntemin en dikkat çeken yanıdır. Yine de asıl etki dikkatli bir değerlendirme, iyi bir hazırlık ve güvenli bir terapi ilişkisiyle mümkün olur. Geçmişi silemeyiz; ama onun bugünü yönetmesine son verebiliriz.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık