Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu — Doktor Psikiyatri

Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Geçmiş Neden Geçmiyor?

Travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde iyileşmeyi simgeleyen, gün ışığı alan bir pencerede dalgalanan tül perde ve pervazda küçük yeşil bir bitki

Bir trafik kazası, bir deprem, bir saldırı ya da sevilen birinin beklenmedik ölümü… Olay biteli aylar, hatta yıllar olmuştur. Ama bir ses, bir koku ya da bir görüntü insanı bir anda o güne geri götürür. Çevredekiler “artık geçti” der, kişi ise geçmediğini bilir. Bu yazıda, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) denen tablonun ne olduğunu ele alıyorum. Ayrıca bazı anıların neden geçmişte kalmadığını ve bu durumun nasıl tedavi edilebildiğini anlatıyorum.

Travma sonrası stres bozukluğu nedir, her travma buna yol açar mı?

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB ya da PTSD) bir ruhsal hastalıktır. Kişinin hayatını, bedensel bütünlüğünü ya da yakınlarını tehdit eden bir olayı yaşamasının veya ona tanık olmasının ardından gelişir. Bu tür olaylar sanıldığından çok daha yaygındır. Dünya Sağlık Örgütü’nün çok ülkeli araştırmalarında, insanların yaklaşık yüzde 70’inin hayatı boyunca en az bir travmatik olay yaşadığı görülmüştür.

Ancak travma yaşayanların büyük çoğunluğunda TSSB gelişmez. İlk haftalarda uyku sorunları, tedirginlik ve olayın sık sık akla gelmesi beklenen tepkilerdir ve çoğu kişide zamanla hafifler. Bu belirtiler bir aydan uzun sürdüğünde ve günlük hayatı belirgin biçimde etkilediğinde travma sonrası stres bozukluğundan söz ederiz.

Hangi belirtiler TSSB’yi düşündürür?

TSSB belirtileri genellikle dört grupta toplanır:

  • Yeniden yaşama: Olayın istemsizce zihne gelmesi, kâbuslar ve olay yeniden oluyormuş gibi hissetmek (“flashback”).
  • Kaçınma: Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, konuşmalardan ve düşüncelerden uzak durmak.
  • Düşünce ve duygularda olumsuz değişiklik: Suçluluk, utanç, “dünya güvenli değil” inancı, insanlardan kopukluk ve eskiden keyif alınan şeylere ilginin azalması.
  • Aşırı uyarılmışlık: Sürekli tetikte olmak, kolay irkilmek, öfke patlamaları, uykuya dalamamak ve odaklanma güçlüğü.

Belirtiler bazen olaydan hemen sonra değil, aylar sonra ortaya çıkabiliyor. Kişi bu belirtileri travmayla ilişkilendirmeyebiliyor ve yalnızca “sinirli”, “uykusuz” ya da “eskisi gibi olmayan” biri olduğunu düşünebiliyor.

Geçmiş neden geçmiyor?

Normalde yaşadığımız olaylar zamanla bir anıya dönüşür: Bir başı, bir sonu vardır ve onu “geçmişte oldu” etiketiyle hatırlarız. Travma anında ise beyin hayatta kalmaya odaklanır. Tehlikeyi algılayan sistemler çok yoğun çalışırken, olayı yer ve zaman bilgisiyle düzenleyip kaydeden süreçler geri planda kalır. Sonuçta beyin anıyı parçalı, yoğun duygu ve beden duyumlarıyla yüklü biçimde depolar.

Bu yüzden kişi travmatik anıyı hatırladığında onu “geçmişte olmuş bir şey” gibi değil, “şimdi oluyormuş” gibi yaşar. Beyin, olayı hatırlatan küçük işaretlere bile tehlike anındaki gibi tepki verir.

Kaçınma ise bu durumu sürdüren en önemli etkenlerden biridir. Hatırlatıcılardan uzak durmak kısa vadede rahatlatır. Ama anının işlenmesine ve “artık güvendeyim” bilgisinin öğrenilmesine fırsat vermez. Böylece korku canlı kalır ve kişinin hayatı giderek daralır.

Kimlerde TSSB gelişme riski daha yüksektir?

Kimin TSSB geliştireceğini önceden kesin olarak söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte bazı durumlar riski artırır. Bunların başında cinsel saldırı ve kişiler arası şiddet gibi doğrudan insan eliyle yaşanan travmalar gelir. Tekrarlayan ya da uzun süren travmalar da bu grupta yer alır. Olay sırasında yoğun çaresizlik yaşanması ve sonrasında yeterli sosyal destek bulunmaması da öyle. Kişinin daha önce geçirdiği ruhsal hastalıklar ve çocukluk çağı travmaları da riski yükseltir.

Deprem ve orman yangını gibi doğal afetleri yaşamış bölgelerde, bu tür afetlerin ruhsal etkileri de göz ardı edilmemelidir. Bu etkileri depremden yıllar sonra da süren ruhsal izleri anlattığım yazıda ayrıntılı ele aldım. Zorluklar karşısında ruhsal dayanıklılığın nasıl geliştiğini “Rezilyans” başlıklı yazımda ayrıca ele almıştım.

Travma sonrası stres bozukluğunun tedavisi mümkün mü?

Evet. Travma sonrası stres bozukluğu, etkili tedavileri olan bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü, NICE ve Amerikan Psikoloji Derneği gibi kuruluşların kılavuzları, ilk seçenek olarak travma odaklı psikoterapileri önerir. Bunların başında travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR (göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) gelir. Cochrane derlemeleri de travma odaklı psikoterapilerin TSSB belirtilerini azaltmada etkili olduğunu göstermektedir.

Bu terapilerin ortak noktası, travmatik anıyı güvenli bir ortamda, kişinin dayanabileceği bir hızla ele almaktır. Amaç olanı unutmak değil, anının “şimdi oluyormuş” gibi değil, geçmişte yaşanmış bir olay olarak hatırlanabilmesidir.

İlaç tedavisi ise bazı durumlarda gündeme gelir. Örneğin psikoterapiye erişim yoksa ya da kişi terapiyi tercih etmiyorsa bu seçenek öne çıkar. Depresyon gibi eşlik eden bir hastalık varsa da öyle. Hangi tedavinin uygun olduğuna kişiyle birlikte karar veririz.

Önemli: Uykusuzluk ya da kaygı için ilaçları kendi kendinize başlatmayın, dozunu değiştirmeyin veya bırakmayın. Alkol ve sakinleştiricilerle belirtileri bastırmaya çalışmak kısa vadede rahatlatsa da uzun vadede TSSB’yi ağırlaştırabiliyor ve bağımlılık riski yaratır.

Yakınları nasıl destek olabilir?

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan birinin iyileşmesinde yakınların desteği önemli bir yer tutar. Kişiyi yaşadıklarını anlatmaya zorlamamak, ama anlatmak istediğinde yargılamadan dinlemek önemlidir. “Artık unut”, “güçlü ol” gibi iyi niyetli ama yük bindiren cümlelerden kaçınmak gerekir. Öfke, içe kapanma ya da irkilme gibi tepkilerin kişisel olmadığını, hastalığın bir parçası olduğunu bilmek ilişkiyi korur. Profesyonel yardım almaya teşvik etmek de yakınların yapabileceği en değerli şeylerden biridir.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Travmatik bir olayın ardından aşağıdaki durumlar bir aydan uzun sürüyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmanız yararlı olur:

  • Olayın sık sık istemsizce akla gelmesi, kâbuslar ya da olay yeniden oluyormuş gibi hissetmek
  • Hatırlatıcılardan kaçınmanın günlük hayatı kısıtlaması
  • Sürekli tetikte olma, uyku sorunları ve kolay öfkelenme
  • İş, aile ve ilişkilerde belirgin bozulma
  • Belirtilerle baş etmek için alkol ya da madde kullanımının artması

Sık Sorulan Sorular

Travmatik bir olaydan sonra herkes TSSB yaşar mı?

Hayır. Travmatik olay yaşayan insanların büyük çoğunluğunda travma sonrası stres bozukluğu gelişmez. İlk haftalardaki stres tepkileri olağandır ve çoğu kişide zamanla azalır. Belirtiler bir aydan uzun sürerse değerlendirme gerekir.

Olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabiliyor mu?

Evet. Belirtiler bazen olaydan aylar hatta yıllar sonra başlayabilir ya da yeni bir stresle belirginleşebilir. Aradan uzun zaman geçmiş olması tedavinin işe yaramayacağı anlamına gelmez.

TSSB tedavisi için olayı tekrar tekrar anlatmak zorunda mıyım?

Travma odaklı terapilerde anı ele alınır. Ancak bu süreç kişinin hızına göre ve güvenli bir çerçevede ilerler. Amaç kişiyi yeniden yaralamak değil, anının daha az acı veren biçimde hatırlanmasını sağlamaktır. Terapist, ilerleme hızını sizinle birlikte belirler.

TSSB tamamen geçer mi?

Pek çok kişide uygun tedaviyle belirtiler belirgin biçimde azalır ve günlük hayat yeniden düzene girer. Anı yok olmaz, ama artık hayatı yöneten bir şey olmaktan çıkar. Erken tedavi, iyileşme şansını artırır.

TSSB için ilk tercih ilaç mı, terapi mi?

Uluslararası kılavuzlar ilk seçenek olarak travma odaklı psikoterapileri önerir. İlaç tedavisi, terapiye erişilemediğinde ya da eşlik eden başka bir hastalık olduğunda değerlendirilebilir. Karar, kişinin durumuna göre hekimle birlikte verilmelidir.

Sonuç

Travma sonrası stres bozukluğu bir zayıflık ya da “geçmişe takılı kalma” meselesi değildir. Beynin tehlike anında kaydettiği bir anının, tehlike geçtikten sonra da şimdiki zamanmış gibi yaşanmaya devam etmesidir. İyi haber şu ki bu anılar, doğru tedaviyle geçmişteki yerini alabilir. Kişi yaşadıklarını unutmaz, ama bu anılar artık bugünü yönetmez.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
Doktor Psikiyatri

Kaynakça

Yukarı çık